a balloon
Optisyenin Sesi
Optisyenin Sesi
Optisyenin Sesi Reklam
Optisyenin Sesi Reklam
Reklamı kapat
Optisyenin Sesi Reklam
Optisyenin Sesi Reklam
Reklamı kapat

Senin için üzülüyorum. /Turgut ÇAKAR

Bir önceki yazımda değindiğim etik ve ahlak konusu işte tam bu zamanda en önemli nokta. Buradan birilerini ahlakı olmaya davet ediyor, dedikodu ve yalanlarla bir yerlere ulaşamayacaklarının altını çiziyor ve bu tür davranış modellerinden vazgeçmelerini umuyorum.

17 Ocak 2014 - 17:23 'de eklendi ve 3740 kez görüntülendi. A+A-

Senin için üzülüyorum. /Turgut ÇAKAR

Levent Akagündüz’ün yazısını okuyunca aklıma geldi. Eskiden olsa telefon açar taciz ederdim.

Tabi ki taciz derken, bazılarının yaptığı gibi borç para istemek için ya da yazı yazmaya yüreği olmadığından kendi adına yazı siparişi vermekten söz etmiyorum.

Benim tacizciliğim dost veya doğru insan sandıklarımın yazılarındaki eksik ya da yanlış olanları uyarmakla ilgiliydi.

Madem bu aramalar rahatsızlık veriyormuş, öyleyse cevabı burada yazmakta fayda var.Eski dostum, Sayın hocamın yazdıklarından bu kadar etkilenmiş olman doğrusu beni çok sevindirdi. Keşke Samsun toplantısında alınan kararı sana söyleyenlere rica etsen de orada benim yaptığım sunumu da sana anlatsalar.

Göreceksin ki Sayın hocamın söyledikleri o sunumda slaytlarla tarafımdan anlatıldı.

Yani birileri evinde oturup başkalarının talimatı ve yanlış yönlendirmeleri ile bilgi sahibi olmadığı halde fikir sahibi olup, dostlarını rencide edecek yazıları kaleme alıp ve bunu yaptığı için aile huzurunun sıkıntıya girmesine neden olurken, diğerleri Türkiye’yi gezip toplantılarda bu gerçeği haykırıyordu.

Bizler, bir yandan optometri taraftarlarının amaçlarına hizmet etmek için yapmış oldukları yalan propagandalarının meslektaş grubu içinde kabul görmesini engelleyecek doğru bilgi aktarımı çalışmasını sürdürdük. Diğer taraftan Devlet ve Kurumları ile ortak çalışmalar yaparak toplum sağlığına, ülke kaynaklarına ve meslektaşlarımızın çıkarlarına zarar verecek tüm çalışmaları bertaraf edecek doğru bilgiler sunarak çalışmalara devam ettik.

Gelinen son noktada, içinizde Sayın Abdullah Aydın’ın fuarda optometri ile ilgili sunumunu izleyecek kadar meslek sevgisi olsaydı neleri başardığımızı Sayın Aydın’ ın sunumunun satır aralarında görecektiniz.

O sunumda, bu güne kadar söylediklerimizin ne kadar doğru olduğunu hele kurumlar hakkında söyledikleri- inanın sizleri ve bu güne kadar destek verenleri şaşırtacak boyutta olduğunu görebilirdiniz.

Bir önceki yazımda değindiğim etik ve ahlak konusu işte tam bu zamanda en önemli nokta. Buradan birilerini ahlakı olmaya davet ediyor, dedikodu ve yalanlarla bir yerlere ulaşamayacaklarının altını çiziyor ve bu tür davranış modellerinden vazgeçmelerini umuyorum.

Eski dostum, optometri konusunda konfederasyonun yapmış olduğu çalışmaları senin de katılımcı olduğun Topkapı toplantısında kameralar karşısında belgeleri ile anlattım. Ama unutmuşsan satır başları ile tekrar edeyim:

Meclise gelen 3 kanun teklifi geri çekilmiştir.

Tıp meslekleri çatı kanunu taslak çalışmasında benim de içinde bulunduğum komisyon tarafından ortaya konulan çalışmadan haberdarsın.

Mesleki Yeterlik Kurulunda engellenen çalışma da ortadadır.

Bu çalışmaların belgeleri o toplantıda sunulduğu halde her şeyi unutmuş olarak bu yazdıkların beni şaşırtmadı üzdü.
Gözlükçüler arasında bir anket yapılmasını söylerken birçok konudan ne kadar habersiz olduğunu da göstermiş oluyorsun. O anket her toplantıda gayri resmi olarak yapıldı. Optometri taraftarlarının yapmış oldukları gri propaganda sayesinde hemen tüm meslektaşlarımız ilk etapta optometri taraftarı olduğunu, gerçekler anlatıldıktan sonra da ikinci bölümün sonunda optometriyi kabul etmeyeceklerini söylediler.

İdarecilik strateji gerektirir. Gerçekleri ortaya koymadan, karşı tarafın ulaştığı kitleye ulaşmadan yapacağın çalışmanın doğuracağı sakıncaları belirlemen gereklidir.

Eski dostum SGK ödemeleri ile ilgili olarak yayınladığım yazıyı okumamış olduğunu düşünüyorum eğer okumuş olsaydın hala SGK ödemeleri hakkında konuşmazdın.

Bu nedenle sana tekrar özetleyeyim:

· SGK bize para vermiyor, sosyal devlet olma özeliğinden dolayı sigortalılarına sağlık desteği veriyor. Bu ödemeyi kaldırdığında sosyal devlet olma özelliği yara alır.

· Bu ödeme kalktığında hesap soracak kişiler biz gözlükçüler değiliz, Sendikalar, Odalar, Birlikler ve diğer kurumlardır. Çünkü ödeme sağlık hizmeti olarak onların üyelerine veriliyor.

· Gözlük ödemesi için yapmış olduğu binde altılık bir ödeme karşılığında trafik kazalarının önlenmesinde birçok etkenden birini engellemiş, basit ev kazaları ve onların yaşattığı komplikasyonların bir çok nedenlerinden birini ortadan kaldırmış, yaşlılarda kalça kemiği kırığından gıda zehirlenmesine kadar bir çok olumsuz etkiyi önlemiş ve erken teşhis ve önlenebilir körlüğü tedavi etmiş oluyor. Yani büyük yüzdeli masraflardan binde altılık bir ödeme ile kurtulmuş oluyor.
İşte bu nedenle ödeme kalkmaz.

Evet, eski dostum bu tür sorularla kendini yormana gerek yok. Gidersin derneğine komisyonlarda görev alırsın kilometrelerce yol yaparsın çalışmalara katılırsın. Böylece hem sorularına cevap almış olur hem de mesleğine katkı sağlamış olursun.

Derneğine küsmek olmaz. Bir önceki yönetimde bize yapılanları biliyorsun. Buna rağmen dernekten istifa etmedim. Sen dahil hiç kimsenin istifa etmesi konusunda baskı uygulama adiliğini yapmadım. Hatta son iki yıl dernekten istifalara engel oldum ve istifa edenlerin derneğime üye olarak kabul etmeyeceğimi toplantılarda dile getirdim.

Kooperatif kurmak için uğraşıyorum diye efendilerin çıkarlarına ters geldiği için bölge temsilciliği görevinden alındım. Demokratik bir yönetim modeli anlatan bir yazı yazdım diye dernekten ihraç edildim. Yine de derneğime küsmedim. Orası benim derneğim dedim, bir gün döneceğim dedim. Bu gün iş yerimi kapattığım halde dernek üyeliğimi sildirmedim emekli maaşımla aidatımı ödeyeceğim. Dernek bizim ve biz bize ait olanları koruyacağız.

Ben derneğime aidiyet bağı ile bağlıyım dost hatırı ile üye olmadım ki dost hatırı ile istifa edeyim.

Peki, sen eski dostum sen ne yapıyorsun? Sana belge vereceğini söyleyen adamın vermediği belgeler ile suçsuz insanları suçlamaya devam ediyorsun ( biliyorsun ben verdiğim sözün arkasında hep durdum, eğer o belgeleri verseydi sonuna kadar gider alçaklığı yapan kardeşim de olsa onu cezalandırırdım.). Fakat belge yok; biz cezalandırırız dediler… o da yok.

Şimdi eski dostum, sen de Samsun toplantısında alınan kararı sorguluyorsun başkaları gibi. Orada ne karar alındı gerçekten bilmiyorum. Ben sunum için gittim ve aynı gün döndüm. Fakat o güne kadar neler yaşandığını hepimiz çok iyi biliyoruz.
Bazıları başkanlık makamını öldüresiye seviyor. Klasik arabesk âşıklar gibi “ya benimsin ya da kara toprağın” dercesine, “ ya başkan olurum ya da derneği, yönetimi ve mesleği yakarım” diyorlar da sevgilerini koruyamıyorlar. Başkanken yönetim yetkilerini başkalarına devrediyorlar. On yıldır hiçbir şey yapmayanların toplantı organize edip davet telefonları açmasına engel olamıyorlar. “Yazıların yanlış olduğunu söyleyenlere baş edemiyorum, yazma desem daha fazla yazar” diye yakınıyorlar ama “Bana zarar veriyorsunuz” diyemiyorlar. Sonra da başından beri güç yetirmediklerine kızacaklarına kendilerini aklamak için masum insanlara saldırıyorlar.

Bunu da optometrinin savunucularının çalışma taktiği ile yapıyorlar. Gerçekleri değil saptırdıkları doğrularla, bilgi sahibi olmayanları kullanarak yapıyorlar.

Turgut VARDİ’nin başkanlığına gelince. Senin kanalınla hatırlatmak isterim.

Yıllarca muhalefet yapıp değiştiremediğimiz yönetimi olağan üstü genel kurula denetici iken götüren, başkan yardımcısı iken yanlış gidişe direnen ve istifa ederek muhalefeti güçlendiren ve on yıllardır her zaman bölen değil birleştiren kişidir. Derneğinden istifa etmeden mücadeleye destek verdiğini hepimiz biliyoruz.
Şimdi başka biri ile kıyaslıyorsun ya sana tek örnek vereyim.
Geçenlerde biri ile meclise gideceğini duyduğumda sinirlendim. “Başkan sen ne yaptığını biliyor musun?”dedim. Bana “Evet biliyorum, dedi. Ben buraya intikam almak, birilerini dışarı itmek, benmerkezci davranmak ve bölmek için gelmedim. Bu meslek için iyi bir şey olacaksa senin dediğin gibi babamın katili ile çalışırım dedi”

Bu gün dernek ve yönetimine saldırmayı marifet sanan biri daha iki gün önce hiçbir kapris göstermeden kendisine yoldaşlık eden adamdan bence utanmalı.

Son olarak Sayın Turgut VARDI’nın yönetiminde herkesin görevi var ve her üye ismi ile tanınıyor. Kıyasladığın başkanın yönetiminde kim var biliyor musun?

Evet, eski dostum kendim için değil senin için üzülüyorum.

Keşke söylediklerini bilerek ve belgeleyerek yazsaydın da ben utansaydım.

turgut2

Turgut ÇAKAR

 

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Her Kurban, Lösemili Çocuklara Can! Her Kurban, Lösemili Çocuklara Can!

“O saçları dökülmüş, soluk yüzlü lösemili çocukları görünce çok üzülüyorum…”...

En stressiz meslekler belli oldu! En stressiz meslekler belli oldu!

Amerikan ve Türk iki şirketin yaptığı araştırmalardan elde ettiği verilere göre en stressiz meslekler belirlendi....

OptisyeninSesi e dergi/ 127.Sayı OptisyeninSesi e dergi/ 127.Sayı

Türkiye’ nin optik dijital dergisi, Tüm cihazlarda erişilebilir, 7/24 Erişim, İndir & Oku....

Fielmann ABD’de daha da genişliyor! Fielmann ABD’de daha da genişliyor...

Fielmann Group'un iştiraki Fielmann USA, ABD'li gözlükçü zinciri Shopko Optical'ın hisselerinin yüzde 100'ünü Monarch Alternative Capit...

HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTERMİSİNİZ?(1 Yorum)
Subscribe
Bildir
guest

1 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
levent
levent
17 Ocak 2014 18:33

Sevgili Turgut; Mesajını aldım. Sana bir ara söylemiştim, tarih günü gelince saklamayı bırakır ve kusar. İnşallah senin dediklerin doğrudurda ben utanırım, bu yayın organı kanalıyla senden özür dilerim. Zamanın birinde bana merhaba diyen sizler, beni taciz edenler olduğunda bir gün bile aramadınız, sormadınız. Eski dostum diyorsun, güzel!! Sizin diyarlarda dost dostu bırakmaz diye biliyorum. Ne aradınız ne sordunuz izlemekle kaldınız. Demekki eskidende dostluğumuz yokmuş ki yalnız bıraktınız. Gelelim Turgut Vardi Başkanıma ben onun var oluşundan rahatsız değilimki, senelerdir tanırım saygı duyarım. Çok malını sattığım ekmeğini yedim. Turgut başkanı kasteden yaşlıların gitmesini söyleyen Ali Başkanım. Ben sadece yanlış olduğunu söyledim. Yaşlı… Read more »

Hocaoğlu Optik
SON EKLENEN HABERLER
Her Kurban, Lösemili Çocuklara Can! Her Kurban, Lösemili Çocu...

“O saçları dökülmüş, soluk yüzlü lösemili çocukları görünce ...

En stressiz meslekler belli oldu! En stressiz meslekler bel...

Amerikan ve Türk iki şirketin yaptığı araştırmalardan elde e...

OptisyeninSesi e dergi/ 127.Sayı OptisyeninSesi e dergi/ 1...

Türkiye’ nin optik dijital dergisi, Tüm cihazlarda erişilebi...

Fielmann ABD’de daha da genişliyor! Fielmann ABD’de dah...

Fielmann Group'un iştiraki Fielmann USA, ABD'li gözlükçü zin...

Göz doktorları canlı yayında 70 göz ameliyatı yapacak Göz doktorları canlı yayı...

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve Türk Oftalmoloji Derneği i...

Lens hatası yüzünden 2 günde gözünü kaybetti! Lens hatası yüzünden 2 gü...

Havuz, deniz, jakuzi hatta musluk sularındaki büyük tehlikey...

Esra Beni Eversene! Esra Beni Eversene!

Bir tane bile göz doktoru bir kadın katılmadı ki, kapalım he...

Optisyenlik mesleği üzerine bir araştırma Optisyenlik mesleği üzeri...

Bu araştırmanın amacı, optisyenlik mesleğinde örgütsel bağlı...

Neden Gözlük kaçakçılığı Neden Gözlük kaçakçılığı...

Kaçakçılık, devlet gelirlerini olumsuz etkileyebilir, yerel ...

Türkiye’de lazer cerrahisi neden artıyor? Türkiye’de lazer cerrahis...

Gözlükçüler çağdaş insanlardır.. Çağdaş olmak teknoloji kull...

Magazin HABERLERİ
Web TV