
İNTERNETTEN KONTAKT LENS SATIŞI!
Asıl Tartışmamız Gereken Ne?
DİJİTALLEŞME DURDURULAMAZ…
Ancak konu insan sağlığı olduğunda, hızdan önce güvenlik konuşulmalıdır. Kontakt lens sıradan bir e-ticaret ürünü değildir. Doğrudan göz ile temas eden tıbbi bir üründür.
Bazı kararlar vardır; açıklandığı gün yalnızca ilgili sektörü değil, o sektörün geleceğini de yeniden şekillendirir. Kontakt lenslerin internet üzerinden satışına imkân tanıyan düzenleme de bunlardan biridir.
Kimileri bunu dijitalleşmenin doğal sonucu olarak değerlendirirken, kimileri göz sağlığı açısından yeni risklerin doğabileceğine dikkat çekmektedir. Bana göre ise bugün cevap aramamız gereken soru, internetten satışın doğru ya da yanlış olduğu değildir.
Asıl soru, bu yeni dönemin hangi kurallarla yönetileceğidir.
KONU TİCARET DEĞİL…
KONU GÖZ SAĞLIĞIDIR.
Dijitalleşme artık tercih edilen bir yol değil, hayatın gerçeğidir. Bugün bankacılık işlemlerimizi, resmi başvurularımızı, eğitimimizi, alışverişimizi hatta sağlık hizmetlerinin önemli bir bölümünü dijital platformlar üzerinden yürütüyoruz. Dolayısıyla kontakt lens satışının da bu dönüşümden etkilenmesi kaçınılmazdı. Bunu inkâr etmek gerçekçi olmaz. Fakat sağlık söz konusu olduğunda değişimin hızından önce güvenliğinin konuşulması gerekir. Çünkü sağlık alanında atılan her adım yalnızca ticari sonuçlar doğurmaz. İnsan hayatına dokunur. İşte bu nedenle kontakt lensleri sıradan bir internet alışverişi ürünü olarak değerlendirmek doğru değildir. Kontakt lens doğrudan göz ile temas eden tıbbi bir üründür.
Bu gerçeği hiçbir zaman göz ardı edemeyiz.
BUGÜN ASIL TARTIŞMAMIZ GEREKEN SORULAR ŞUNLARDIR
- Elektronik ortamda reçete doğrulaması nasıl yapılacaktır?
- Yanlış numaralı ürün sipariş edildiğinde sorumluluk kimde olacaktır?
- Ürünün gerçekten reçete sahibine ulaştığı nasıl doğrulanacaktır?
- Sahte veya kayıt dışı ürünlerin sisteme girmesi nasıl engellenecektir?
- Üreticinin belirlediği muhafaza koşulları internet satış zincirinde nasıl korunacaktır?
- Uygun depolama şartlarının devamlılığı kim tarafından denetlenecektir?
Bugün tartışmaların büyük bölümü "internetten satış serbest oldu" başlığı etrafında şekilleniyor. Oysa bana göre esas konuşulması gereken konu satışın kendisi değildir. Satışın hangi güvenlik mekanizmalarıyla yürütüleceğidir. Çünkü denetlenemeyen bir sistem, yalnızca sektör açısından değil, toplum sağlığı açısından da ciddi riskler doğurabilir.
İNTERNETTEN SATIŞ TEK BAŞINA SORUN DEĞİLDİR.
SORUN; DENETİMSİZ VE KONTROLSÜZ SATIŞTIR.
DÜNYA NE YAPIYOR?
Aslında bu tartışmayı yalnızca Türkiye özelinde değerlendirmek doğru değildir. Dünyaya baktığımızda internetten kontakt lens satışının uzun yıllardır birçok ülkede yasal olarak uygulandığını görüyoruz.
Başta Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, İspanya, İtalya, Avusturya, İsveç, Danimarka ve Finlandiya olmak üzere Avrupa'nın büyük bölümünde kontakt lensler internet üzerinden satılabiliyor.
Benzer şekilde Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve Birleşik Krallık'ta da çevrim içi satış uzun yıllardır hayatın doğal bir parçası haline gelmiş durumda.
AVRUPA'DA SATILIYOR...
PEKİ NEDEN AYNI TARTIŞMALAR YAŞANMIYOR?
İnternetten kontakt lens satışının Avrupa'nın büyük bölümünde yıllardır uygulanıyor olması, tek başına bu modelin tamamen sorunsuz olduğu anlamına gelmez.
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Avrupa ülkeleri yalnızca internetten satışa izin vermemiş, aynı zamanda bu satışların hangi kurallarla yapılacağını da ayrıntılı biçimde belirlemiştir.
Bir başka ifadeyle…
Serbest bırakılan internet satışı değil; denetlenen internet satışıdır.
AVRUPA'DA GENEL OLARAK UYGULANAN GÜVENCE MEKANİZMALARI
- Yetkilendirilmiş ve kayıtlı satıcı zorunluluğu
- Elektronik reçete veya reçete bilgilerinin doğrulanması
- Ürünlerin üreticiden son kullanıcıya kadar izlenebilir olması
- Tıbbi cihaz mevzuatına uygunluk denetimleri
- Sahte ürünlerle mücadele sistemleri
- Kişisel verilerin korunmasına ilişkin sıkı yükümlülükler
- Geri çağırma ve ürün takibi mekanizmaları
Dolayısıyla Avrupa'da sistemin temelini "internet" değil, güven oluşturmaktadır. Tüketici yalnızca sipariş vermemektedir. Aynı zamanda denetlenen bir sistemin içine girmektedir. İşte tartışılması gereken nokta da tam olarak budur.
KOPYALANMASI GEREKEN ŞEY
İNTERNETTEN SATIŞ DEĞİL,
DENETİM MODELİDİR.
Türkiye'de de dijital dönüşümün önüne geçmek mümkün değildir. Bugün kontakt lens olur… Yarın yapay zekâ destekli gözlükler olur… Sonrasında tamamen dijital sağlık ürünleri gelir. Teknoloji hiçbir ülkeyi beklemez. Ancak teknolojiyi yönetebilmek başka bir şeydir. Onu denetleyebilmek ise çok daha başka bir şeydir.
ASIL ENDİŞE NEDİR?
Benim endişem internet değildir.
Benim endişem kontrolsüzlüktür.
Benim endişem denetimsizliktir.
Benim endişem, kontakt lens gibi doğrudan göz ile temas eden tıbbi bir ürünün, sıradan bir elektronik eşya gibi değerlendirilmeye başlanmasıdır.
Unutulmamalıdır ki kontakt lens; bir tişört değildir. Bir kulaklık değildir. Bir cep telefonu aksesuarı değildir.
Yanlış seçildiğinde, yanlış kullanıldığında veya uygun olmayan koşullarda muhafaza edildiğinde göz sağlığını doğrudan etkileyebilecek tıbbi bir üründür. İşte bu nedenle internetten satışın serbest bırakılmasını tartışırken, aynı ciddiyetle kamu sağlığını koruyacak mekanizmaları da konuşmak zorundayız.
ŞİMDİ SORULMASI GEREKEN SORU ŞUDUR
Türkiye, internetten kontakt lens satışını denetleyecek teknik ve hukuki altyapıyı aynı hızla oluşturabilecek mi?
Çünkü güçlü denetim mekanizmaları kurulmadığı sürece, iyi niyetle hazırlanmış düzenlemeler bile beklenmeyen sonuçlar doğurabilir. Kazanan yalnızca daha hızlı satış yapan platformlar olurken, kaybeden göz sağlığı olabilir. İşte tam da bu nedenle bu tartışmayı yalnızca ticaret ekseninde yürütmek eksik kalacaktır. Burada korunması gereken en temel değer, toplumun göz sağlığıdır.
BİR BAŞKA ÖNEMLİ SORU DA REKLAM KONUSU...
Türkiye'de sağlık alanında sunulan birçok ürün ve hizmet için reklam faaliyetleri çeşitli yasal düzenlemelerle sınırlandırılmıştır. Bunun temel amacı, ticari rekabetten çok kamu sağlığını korumaktır.
Peki internetten kontakt lens satışının yaygınlaşmasıyla birlikte yeni bir tartışma daha başlamayacak mı? İnternet üzerinden kontakt lens satışı yapan firmalar, Google başta olmak üzere arama motorlarında sponsorlu reklamlar verebilecek mi? Sosyal medya platformlarında ücretli reklam kampanyaları düzenleyebilecek mi? Karşılaştırmalı fiyat reklamları, indirim kampanyaları ve "hemen satın al" çağrıları sağlık alanında yeni bir dönemin kapısını mı aralayacak? Bugün bile internette yapılacak basit bir aramada, bazı kontakt lens satış sitelerinin sponsorlu reklamlarla kullanıcıların karşısına çıktığı görülmektedir.
Eğer internetten satış modeli yaygınlaşacaksa, reklam konusunda hangi kurallar uygulanacaktır? Sağlık alanında yıllardır geçerli olan reklam sınırlamaları dijital ortamda da aynı hassasiyetle uygulanabilecek midir?
Yoksa dijital platformlar, sağlık ürünlerinin agresif pazarlama yöntemleriyle öne çıkarıldığı yeni bir rekabet alanına mı dönüşecektir? Bu soruların cevabı yalnızca sektör açısından değil, tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve kamu sağlığının korunması açısından da büyük önem taşımaktadır.
MESELE SADECE BİR SATIŞ MODELİ DEĞİLDİR
MESELE, GÖZ SAĞLIĞININ GELECEĞİDİR.
Bir hukuk devletinde yürürlüğe giren her düzenleme elbette uygulanacaktır. Bunun tartışması olmaz. Ancak hiçbir kanun tek başına kusursuz bir sistem oluşturmaz. Kanun yalnızca çerçeveyi çizer. O çerçevenin içini dolduracak olan ise uygulama, denetim ve sorumluluk anlayışıdır.
UNUTULMAMASI GEREKEN GERÇEK
İnternetten satılan her kontakt lens, bir insanın gözüne temas edecektir. Bu nedenle konu yalnızca e-ticaret değildir. Doğrudan halk sağlığıdır.
Bugün belki her şey sorunsuz başlayacaktır. Belki sistem ilk günlerde başarılı da görünecektir. Ancak sağlık alanındaki düzenlemeler günlük başarılarla değil, yıllar içinde ortaya çıkabilecek sonuçlarla değerlendirilir.
Yanlış ürün kullanımı...
Sahte ürün riski...
Reçetesiz kullanım...
Kontrolsüz tekrar siparişleri...
Yanlış muhafaza edilmiş ürünlerin dolaşıma girmesi...
Bunların her biri göz ardı edilmemesi gereken ihtimallerdir.
Çünkü göz sağlığında yapılan küçük bir hata bile, bazen geri dönüşü olmayan sonuçlara neden olabilir.
BENİM KARŞI ÇIKTIĞIM ŞEY TEKNOLOJİ DEĞİL.
Benim karşı çıktığım şey; denetimden uzaklaşılmasıdır. Sağlığın ticaretin gerisine düşmesidir. Kontakt lensin sıradan bir tüketim ürünü gibi algılanmaya başlanmasıdır. Teknoloji gelişsin... İnternet büyüsün... Dijitalleşme hayatı kolaylaştırsın...
Bunların hiçbirine itirazım yok. Ancak sağlık söz konusu olduğunda, kolaylık hiçbir zaman güvenliğin önüne geçmemelidir.
BUGÜN VERİLEN KARARLAR
Yalnızca bugünün ticaretini değil, yarının göz sağlığını da belirleyecektir.
Optik sektörü bugüne kadar güven üzerine inşa edildi. Bir optisyenlik müessesesine giren vatandaş yalnızca bir ürün satın almaz. Aynı zamanda bilgi, danışmanlık, ölçüm, doğru yönlendirme ve mesleki sorumluluk hizmeti alır. İşte bu değerler dijital ortamda da aynı titizlikle korunabilmelidir.
Aksi halde kaybedilen yalnızca sektör olmaz.
Toplumun güveni olur.
Dijital dönüşüm kaçınılmazdır. Buna karşı çıkmak gerçekçi değildir. Ancak dijitalleşmenin yönünü belirlemek bizim elimizdedir. Eğer internetten kontakt lens satışı yapılacaksa; bunun en sıkı denetim mekanizmalarıyla desteklenmesi, reçete doğrulama sistemlerinin eksiksiz çalışması, ürün izlenebilirliğinin sağlanması, sahte ürünlerin tamamen engellenmesi ve kamu sağlığının her koşulda ticari kaygıların önünde tutulması gerekir. Aksi halde bugün kolaylık gibi görünen bir uygulama, yarın çok daha büyük sorunların başlangıcı olabilir.
GÜVENİN OLMADIĞI YERDE TİCARET BÜYÜYEBİLİR…
AMA GÖZ SAĞLIĞI GÜÇLENEMEZ.
Orhan Küreli
OptisyeninSesi Editörü









