
VÜCUDUMUZ KENDİNİ NE KADAR SÜREDE YENİLİYOR?
Gözler ve kornea için bilinenlerin aksine yenilenme süreci nasıl işliyor?
MİDE VE BAĞIRSAKLAR BİRKAÇ GÜNDE YENİLENİYOR
Mide ve bağırsakların iç yüzeyindeki hücreler, yaşam boyunca oldukça zorlu koşullara maruz kalıyor. Mide hücreleri güçlü mide asidinden korunmak ve dokunun bütünlüğünü sürdürmek için hızlı biçimde yenileniyor. Bağırsak epitelinde de benzer şekilde çok hızlı bir hücre döngüsü bulunuyor.
Mide ve bağırsaklar, vücudun en hızlı yenilenen dokuları arasında yer alıyor. Bu hızlı hücre döngüsü, dokuların sürekli olarak kendini korumasına yardımcı oluyor.
DİLDEKİ HÜCRELER SÜREKLİ YENİLENİYOR
Dil yüzeyindeki tat tomurcuklarında bulunan hücreler de sürekli olarak yenileniyor. Tat alma duyusunun devamlılığında önemli rol oynayan bu hücrelerin önemli bir bölümü belirli aralıklarla yenileriyle değiştiriliyor.
Hızlı hücre yenilenmesi, tat duyusunun uzun yıllar boyunca korunmasına katkı sağlayan mekanizmalardan biri.
KARACİĞERİN YENİLENME KAPASİTESİ ÇOK GÜÇLÜ
Karaciğer, vücudun kendini onarma kapasitesi en yüksek organlarından biri olarak kabul ediliyor. Karaciğer hücreleri, hasarın derecesine ve koşullara bağlı olarak çoğalabiliyor ve dokunun yeniden yapılanmasına katkı sağlayabiliyor.
Ancak karaciğerin “altı ayda bir tamamen yenilendiğini” söylemek doğru değil. Buradaki önemli özellik, karaciğerin hasar sonrasında güçlü bir rejenerasyon kapasitesine sahip olması.
KEMİKLER YAKLAŞIK 10 YILLIK DÖNGÜDE YENİLENİYOR
İskelet sistemi de yaşam boyunca sürekli olarak kendini yeniliyor. Kemiklerde bir yandan eski doku parçalanırken diğer yandan yeni kemik dokusu oluşturuluyor. Bu sürece kemik yeniden yapılanması (remodelling) adı veriliyor.
Yetişkin iskeletinin büyük bölümünün yaklaşık 10 yıllık bir süreçte yenilenebildiği tahmin ediliyor. Ancak bu, bütün kemiklerin aynı anda tamamen değiştiği anlamına gelmiyor.
Kemik yenilenmesi, vücudun farklı bölgelerinde sürekli devam eden bir yapım ve yıkım süreci.
KALBİN YENİLENMESİ ÇOK DAHA YAVAŞ
Kalp kası hücrelerinin yenilenme kapasitesi, mide veya bağırsak hücreleri kadar yüksek değil. Kalp kası hücrelerinde yaşam boyunca sınırlı da olsa hücre değişimi gerçekleşebiliyor. Ancak bu süreç oldukça yavaş ilerliyor.
Kalp, kısa sürede tamamen yenilenen bir organ değil. Kalp kası hücrelerinin yenilenme kapasitesi oldukça sınırlı.
SAÇLARDA YENİLENME NASIL GERÇEKLEŞİYOR?
Saç tellerinin görünen bölümü canlı hücrelerden oluşan bir doku değil; büyük ölçüde keratinleşmiş hücrelerden meydana geliyor. Bu nedenle saç telinin kendisini “yenilemesi” yerine, asıl önemli yapı saç kökü ve saç folikülü.
Saç folikülleri büyüme, dinlenme ve dökülme dönemlerinden geçiyor. Bu nedenle saçın uzunluğu, doğrudan saçın kaç yaşında olduğunu göstermiyor.
Saç telinin uzaması ile saç folikülünün yenilenmesi aynı şey değil. Yenilenme ve büyüme süreci saç kökünde gerçekleşiyor.
GÖZLER KENDİNİ YENİLİYOR MU?
İşte optisyenler ve gözlükçüler açısından konunun en dikkat çekici bölümü burası: “Göz kendini yenileyemez” ifadesi tamamen doğru değil.
Özellikle kornea epiteli sürekli olarak yenileniyor. Kornea yüzeyindeki epitel hücrelerinin yenilenmesinde, kornea ile skleranın birleştiği bölgedeki limbal kök hücreler önemli rol oynuyor.
Bu hücreler yeni kornea epitel hücrelerinin oluşmasına katkı sağlıyor. Oluşan hücreler zaman içerisinde korneanın merkezine doğru ilerleyerek gözün yüzeyinin yenilenmesine yardımcı oluyor.
Kornea epitelinin yaklaşık 7–14 günlük bir döngü içerisinde yenilendiği bildiriliyor. Bu nedenle korneanın “hiç yenilenmediğini” söylemek yerine, özellikle kornea epitelinin sürekli bir yenilenme ve onarım mekanizmasına sahip olduğunu belirtmek daha doğru.
OPTİSYENLER AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?
Kornea yüzeyindeki yenilenme mekanizması, gözün optik özelliklerinin korunması açısından büyük önem taşıyor.
- Kornea saydamlığının korunmasına katkı sağlıyor.
- Düzgün bir optik yüzey oluşmasına yardımcı oluyor.
- Gözyaşı filminin stabilitesinde rol oynuyor.
- Işığın retina üzerine doğru şekilde ulaşmasına katkıda bulunuyor.
Bu nedenle optisyenlik ve gözlükçülük açısından yalnızca gözlük numarası değil, göz yüzeyinin sağlığı ve korneanın optik özellikleri de görme kalitesinin önemli parçaları arasında bulunuyor.
Özellikle kontakt lens kullanıcılarında kornea epitelinin sağlığı ve oksijenlenmesi daha da önemli hale geliyor.
GÖZÜN DİĞER BÖLÜMLERİ AYNI ŞEKİLDE YENİLENMİYOR
Gözün bütün bölümlerinin aynı yenilenme kapasitesine sahip olduğunu söylemek mümkün değil. Kornea epiteli gibi kendini sürekli yenileyebilen dokuların yanında retina ve özellikle sinir hücreleri açısından yenilenme kapasitesi oldukça sınırlı.
Bu nedenle yaşlanmayla birlikte gözün farklı bölümlerinde yapısal ve işlevsel değişiklikler ortaya çıkabiliyor. Presbiyopi, katarakt, yaşa bağlı makula değişiklikleri ve göz yüzeyindeki değişiklikler, yaşlanmanın görme sistemi üzerindeki etkilerinin farklı örnekleri arasında yer alıyor.
Gözün farklı dokuları farklı yenilenme kapasitesine sahip. Bu nedenle “göz kendini yeniler” veya “göz kendini yenilemez” şeklinde tek bir cümleyle tüm görme sistemini açıklamak mümkün değil.
BEYİN HÜCRELERİ TAMAMEN YENİLENMİYOR MU?
Beyin için geçmişte sıkça kullanılan “beyin hücreleri hiç yenilenmez” ifadesi de artık fazla kesin kabul ediliyor.
Beynin bazı bölgelerinde erişkin dönemde sınırlı nörogenez olduğuna ilişkin araştırmalar bulunuyor. Ancak bu, beynin bütün sinir hücrelerini sürekli olarak yenilediği anlamına gelmiyor.
Özellikle merkezi sinir sistemindeki birçok nöronun yaşam boyunca uzun süre korunması, yaşlanma ve nörolojik hastalıkların anlaşılması açısından büyük önem taşıyor.
VÜCUDUMUZUN YENİLENMESİ BİR “RESET” DEĞİL
Vücudun kendini yenilemesi, her 5, 10 veya 20 yılda bir bütün organların sıfırdan oluşması anlamına gelmiyor.
Gerçekte vücudumuzda aynı anda farklı hızlarda devam eden karmaşık bir hücre yenilenmesi ve onarım sistemi bulunuyor.
Editör Notu: Bu içerik, vücuttaki hücre yenilenmesi ve özellikle göz yüzeyinin yenilenmesi konusunda güncel bilimsel bilgiler esas alınarak hazırlanmıştır. “Organın tamamen yenilenmesi” ile “hücrelerin yenilenmesi ve dokunun onarılması” birbirinden farklı biyolojik süreçlerdir.










Dediği gibi gözün yalnızca kornea tabakasının en dış katmanı olan kornea epiteli yenilenebiliyor yaklaşık iki haftada bir süreyle. Eğer bu yenilenme olmasaydı çok kötü sonuçlar doğurabilirdi.