
EGO SAVAŞLARININ GÖLGESİNDE BİR MESLEK! KARTVİZİT Mİ, ONUR MU?
10 Aralık 2025 tarihinde mesleğimizin yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımlandığında, birçoğumuzun içinde yeni bir umut yeşermişti. Yıllarca verilen çabalar, yapılan görüşmeler ve dökülen terler; meslek bağımsızlığımızı korumak, etik değerleri ayağa kaldırmak için. Ancak bugün gelinen nokta gösteriyor ki; birileri yönetmeliği mesleği yüceltmek için değil, kendi küçük iktidar alanlarını tahkim etmek için bir araç olarak kullanmış.
“Kötü Adam” İlan Edilenler ve Perde Arkası
Meslekte yıllardır bir “kötü adam” masalı anlatılıyor. Birliğe karşı çıkan, dava açan, düzene çomak sokan isimler “kara listeye” alındı, meslektaşların hedef haline getirildi. Birlik yönetiminin “sermayeye ve tekelleşmeye karşı savaşıyoruz” söylemiyle yarattığı bu algı operasyonuna hepimiz inandırıldık.
Oysa bugün anlıyoruz ki, “kötü adam” diye taşlananlar aslında bu kirli pazarlık masalarına oturmayı reddedenlermiş.
Yazık! Yazıklar olsun!
Rekabet Kurulu’nun Kapısında “Eğitim” Tiyatrosu
Seçimler bitti, koltuklar paylaşıldı ve ne hikmetse birileri çok hızlı bir icraat dönemine girdi. Ancak bu hızın arkasındaki niyet meslek gelişimi değil, bir aklama operasyonudur.
Sormak gerekir: Rekabet Kurulu’nun soruşturması sürerken hangi akla sığınarak “eğitim” adı altında kol kola giriyorsunuz?
Kartvizit Merakı vs Meslek Onuru
Oda seçimlerinde dışarıdan yapılan müdahaleler ve “koltuk hesapları” meslek onurunun önüne geçmiş durumdadır.
Geçikmiş Bir İtiraf
Gerçekleri söylediği için dışlananlardan özür dileme zamanı gelmiştir.
Çünkü bugün “kötü adam” denilenlerin kim olduğu daha net anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak;
Kıyasen kurulan bu yapıda keşke kartvizit merakınız kadar meslek onurunuz da yüksek olsaydı.
SİZ MESLEĞİ Mİ TEMSİL EDİYORSUNUZ, YOKSA SPONSORLARINIZI MI?
Ayşe Şenyüz/ Optisyen










Kulaktan dolma bilgilerle olduğunu nereden çıkardınız? Yorum yaparken yazıyı yazan kişinin background’u hakkında bilginiz var mıydı? O zaman siz de sorumsuzluk yaptınız!
Kaldı ki sosyal medya paylaşımı yapanlar, yazıya muhatap olan kişilerdir. Eğer yapılan yanlışsa, bunu eleştirmek ve bilgi vermek meslektaş olarak en doğal hakkım diye düşünüyorum. Ayrıca göreve gelirken yapılan her faaliyeti ya da her paylaşımı beğenmek gibi bir lüksümüz olduğunu sanmıyorum. Hele ki konunun özü buysa, eleştiri alacağınızı da bilmeliydiniz. Algı operasyonu falan da olmadı.
Konuyu eğitim, çocukların göz sağlığı gibi kavramlarla süslemek ise ayrıca trajikomik. Hatice’ye değil, neticeye bakalım: Rekabet Kurulu’nun soruşturması sürerken gösterilen bu aciliyet YANLIŞTI, YANLIŞ. GÜZELLEME YAPMAYA GEREK YOK!!!
Organizasyonun yanlış olduğu kadar, yazıyı yazan insan hakkında gruplarda bilgi sahibi olmadan konuşmak da YANLIŞ!!! İşin özü şudur: Doğru tektir ve siz aslını güzelleştirmeye çalışsanız da mesleğe ihanet ettiniz. NET.