
Gençlerle beraber çalışmak keyifli.Hele çocuk denecek yaştakilerle bir arada olmak çok daha keyifli.
Bazen çevreme aldırmaz görünüp başka işlerle oyalandığımda ,kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oluyorum.
‘’Ya abi ! ‘’ diyor biri. ‘’ Hani o eski bir şarkıcı vardı ya, onu gördüm caddede.Manitasıyla gidiyordu.’’
Hangisi olduğunu soruyor diğeri. ‘’hani,bir şarkısı vardı ya, -kalamam arkadaş hiç -.diyordu.’’ Adını unuttuğu için eksiklik hissedene yardım geliyordu. ‘’ Murat Boz mu ? ‘’ Seviniyor çocuk. ‘Hah ,o işte.Murat boz,.’’
‘’ Ulan ‘’ diyorum içimden, Murat Boz ne zaman eski şarkıcı oldu ? Murat Boz eski ise, yeni şarkıcı kimdir? Arada kuşak farkımız bu kadar mı uçurum ?
Yine benzeri bir olay. Genç bir çalışanımız ile arkadaşı arasında geçiyor. Ben bilgisayar da oyun oynuyorum. Onlar da kendi aralarında laflıyorlar. Muhabet şöyle gelişiyor:
‘’Abi, dün ne yaptım biliyor musun ? Bütün bir günü cep telefonsuz geçirdim. İnanabiliyor musun ya ? Tüm gün boyunca telefonsuzdum. ‘’
‘’Aman be abi , geçen hafta da ben cep telefonumu almadan gelmiştim işe. N’olacak ki ? ‘’
‘’Oğlum, kafayı mı yedin sen ? Ben senin gibi dükkan da falan değilim ki. Elinin altında 50 tane telefon var. Ben cep telefonsuz Gebze’ye gittim. Ne demek biliyon mu ? Trafik te araba kullanıyorsun ve cep telefonun yok. Böyle bir kabus olamaz kanka . Her an bir kaza olacakmış ta , beni kimse bulamayacakmış gibi bir his. Allahım, kafayı yicem ya. Korkum dağılsın diye radyoyu bangır bangır çalıyorum, faydası yok. Hayır, işim acele olmasa geri dönüp evden telefonu alacaktım ama, işe yetişmem lazım. Bir daha tövbe ettim, cepsiz çıkmam ağa. ‘’
Öyle korkulu ve etkili bir anlatımı var ki, ben de dikkat kesiliyorum. Gerilim filmi anlatıyor gibi. Heyecanının samimiyetine inanıyorum .Bunların iri-yarı olmasına da aldanmamak lazım.Çocuksu halleri en basit konuşmalarıyla bile ortaya çıkıyor.İletişim yoksa ,gençlik te yok. Benim bu kadarını anlamam mümkün değil.Ama şunu anlayabiliyorum.Tarihçiler,milattan önce,milattan sonra ayrımı yapıyorlar ya ! Bence cep telefonundan önce,cep telefonundan sonra diye de bir milat yaratmak gerekli.Çünk C.Ö.'den sonra yaşam da,ilişkilerde ciddi anlamda değişti.
Her neyse, gençlerle beraber çalışmak bu açıdan keyifli. Bilmediğiniz ya da çoktan unuttuğunuz bir dünyayı onların gözüyle görüyorsunuz.
Geçen gün de yeni işe başlayan bir kızımızı türkü söyleyerek temizlik yaparken gördüm. Çok hoşuma gitti. Ben de ne zaman keyifle bir işe kendimi versem mutlaka şarkı söylerdim.Hele eski makinelerle cam keserken. Sesimle makinanın gürültüsü yarışırdı sanki. Artık işini yaparken şarkı söyleyen kimselere rastlamıyorum. Oysa ,işini yaparken şarkı söyleyen işçi ,kanımca en verimli işçidir ve sesi, dünyanın en güzel sesidir.Bu sesi kurumlaşmış mağazalar da duyamazsınız.Teknosa da,büyük marketler de ve zincir mağazalarda insan sesine uygulanan bu yasak,yüksek volümlü tekno müziklerle giderilmeye çalışılır.
Farkında mısınız? Yazı kendiliğinden çalışma hayatına falan geldi, dayandı. Hep böyle oluyor.Benim elimde değil. Tam da çok sığ ve dar bir bakış açısıyla sektörel yazılar kaleme aldığıma dair şikayetler duymuşken…(sanki başka bir yerde yazıyormuşum gibi..)
Ama yapabileceğim bir şey yok. Herkes suyunu içtiği pınardan beslenir.
Mesleğimiz yeni jenerasyonlarla, yeni teknolojilerle ,yeni pazarlama yöntemleriyle tanışıyor. Bizlerde hem uzaktan izliyor,anlamaya çalışıyor,büyük ölçüde şaşırıyor, en çok ta bu yeni durumdan etkilenmeden nasıl ayakta duracağımızı hesaplamaya çalışıyoruz.Ciddi bir dönüşüm yaşıyoruz.
Böyle bir süreçte –ki, bu süreç mesleğimiz dışında tüm perakende sektörünün de ortak sorunudur-artık çalışanların kendi aralarında ki sohbetlerini bile duyamayacaksınız.Artık cam keserken şarkı söyleyen bir çalışan da bulamayacaksınız.
İşini yaptıktan sonra kapısının önüne taburesini atıp, komşularıyla geyik yapan usta,, dükkanının önünü süpürüp-sulayan tezgahtar,, iş yaparken şarkı söyleyen kalfa,, Cuma’ya gittim döneceğim diyen esnaflar C.Ö'de kaldı.
Şimdi, C.S' SI ise,teknoloji ile,yeniliklerle,orantılı rekabetle daha bir içli-dışlı olmamız gereken süreçteyiz.Optometri de bunun bir parçası.Karşı olmak yerine,uyumlu bir beraberliği yaşama geçirmeliyiz.
Ki,C.Ö'si kuşak olarak biz de şarkılarımızı söyleyebilelim…
Metin TURANLI
Sevgili Metin
Yorumunu telefonla öğrenmiş başka bir bilgisayar kanalıyla göndermiştim. İnternet sorunum yeni bitti. Baktım ki gönderdiğim yorumum yok. Yeniden gönderiyorum.
Anlaşılıyor ki bana gönderdiğin cevabın tahlilini dükkanda çaylarımızı yudumlarken yapacağız. Başta böyle söyleseydin bana bu kadarcığı bile yeterdi.
Teşekkürler.Görüşmek üzere.