
TARİHE ZORUNLU BİR NOT: DİJİTAL TEKELLEŞME, HALK SAĞLIĞI VE OPTİK SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ
Geçtiğimiz günlerde, şahsi menfaatlerin ve ilkesizliğin gölgesinde oynanan sektörel tiyatroya bir tepki olarak, kendi ilkelerimle baş başa kalacağım o asil yalnızlığı seçtiğimi ve kalemimi masaya bıraktığımı duyurmuştum. Ancak bugün, şahsi meselelerin çok ötesinde; mesleğimizin bekasını, binlerce dürüst optisyenin geleceğini ve en önemlisi halk sağlığını doğrudan tehdit eden yapısal bir kırılma noktasıyla karşı karşıyayız.
Yıllarını bu mesleğe adamış biri olarak, yaklaşan tehlikeyi görüp susmayı mesleki vicdanıma sığdıramıyorum. Bu yazı; sahadaki gerçekleri bilen bir uzmanın, yaklaşan felakete karşı tarihe düştüğü zorunlu bir nottur.
Bir Açık Kapı: Bugün Lens, Yarın Optik Cam
Resmi Gazete’de yayımlanan bildirim ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından internetten reçeteli optik lens satışına belirli şartlar ve kısıtlı yetkilerle izin verilmesi, ilk bakışta sektörel bir düzenleme gibi görünse de aslında yıllardır kanayan bir yaranın çok daha tehlikeli bir boyuta taşınmasıdır. Sektör, 10 Aralık 2025'te yürürlüğe girmesi beklenen yeni yönetmelikle bu hakkın tamamen ve sadece optik müesseselerin fiziki güvencesine bırakılmasını umarken; internet satışlarına aralanan bu kapı, maalesef gelecekteki çok daha büyük tehlikelerin zeminini hazırlamaktadır.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; sağlık, e-ticaretin insafına bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. Bugün reçeteli lenslerin internetten satışına izin veren bu esneme, çok geçmeden "optik camların da internetten satılabilmesi" yönündeki lobi faaliyetlerine emsal teşkil edecektir.
Adaletsizlik ve Tekelleşme Tehlikesi
Meselenin en can yakıcı taraflarından biri de bu iznin tabana yayılmış eşit bir hak değil, "belirli bölgelerde, belirli optikçilere" tanımlanmış bir ayrıcalık potansiyeli taşımasıdır. Bu durum, yıllarını mesleğine vermiş, mahallesinde halk sağlığının ilk kalesi olan köklü optik müesseselerini haksız bir rekabetin içine itmektedir. Sağlık hizmetinde fırsat eşitliği esastır. E-ticaret platformları ve büyük sermaye grupları lehine oluşabilecek bir tekelleşme, sadece küçük ve orta ölçekli meslektaşlarımızı yok etmekle kalmayacak; aynı zamanda hastanın uzman bir optisyenle yüz yüze kurduğu o güvenli sağlık köprüsünü de yıkacaktır.
Asıl İhtiyacımız: Gerçek Anlamda "Birlik" Olmak
TİTCK’in temel varlık amacının halk sağlığını korumak olduğunu biliyor ve devletimizin iyi niyetine güveniyoruz. Tam da bu yüzden, alınan bu kararların devasa e-ticaret platformları tarafından nasıl bir haksız rekabet silahına dönüştürüleceğinin ilgili kurumlara sahici verilerle, doğru anlatılması şarttır.
İçinden geçtiğimiz bu kritik süreçte, dünkü tüm kırgınlıkları, şahsi meseleleri ve fikir ayrılıklarını bir kenara bırakmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü kapımıza dayanan bu tehlike, hiçbirimizin tek başına göğüsleyemeyeceği kadar büyüktür. Bugün, adını taşıdığı o ruhu sahaya yansıtması gereken asıl güç, Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği ve oda yönetimlerimizdir.
Temsil makamlarımızdan beklentimiz; kurumlarla kavga etmeleri değil, mesleğimizin ve halk sağlığının karşı karşıya olduğu bu dijital tekelleşme tehlikesini devletimizin ilgili mercilerine tüm rasyonel, hukuki ve bilimsel argümanlarla anlatmalarıdır. Bugün sızlanma, korkma veya geri çekilme günü değil; liyakatle, bilgiyle ve devlet terbiyesiyle müzakere etme günüdür. Birlik yönetimimizin, tabanın bu haklı kaygısını en güçlü şekilde kucaklayarak, süreci sadece izleyen değil, sürece yön veren bir liderlik sergilemesini bekliyoruz.
Ayşe Şenyüz
Optisyen









