
FOTOĞRAF TAMAMLANDI, MASKELER DÜŞTÜ! TARİH SİZİ AFFETMEYECEK!
10 Aralık 2025 tarihinde meslek yönetmeliğimiz yayımlandığında “mesleki bağımsızlık” naraları atanlar, bugün o bağımsızlığı bir sempozyum salonunda sermayenin ayakları altına sermiştir. Günlerdir yaptığımız tüm uyarılara, meslektaşların vicdan çığlığına kulak tıkanmış; Rekabet Kurulu’nun kapısında resmi bir soruşturmayla bekleyen o firmayla el ele, göz göze aynı kürsüye çıkılmıştır.
Perde Önünde “Makyaj”, Perde Arkasında “Baskı”
Bu süreçte alelacele kamuoyu duyurusu yayımlayıp, “Eleştiriyi kişiselleştirmemeli, meslek etiğine odaklanmalıyız” diye kurumsallık dersi verenlerin maskesi de aynı sempozyum sahnesinde erimiştir. Soruyoruz;
• Haklı ve meşru eleştiriler karşısında mesleki bir argüman sunamayıp, meslektaşını kişisel telefonundan arayarak “birlik disipliniyle” aba altından sopa göstermek mi sizin kurumsallık anlayışınız?
• Kendisinin bulunmadığı WhatsApp gruplarında bir kadın meslektaşınız için “Bu kadın kimin uşaklığını yapıyor, bu yazıyı ona kim yazdırıyor?” diyerek gıyabında asılsız ithamlarda bulunmak, çirkin fısıltılar üretmek mi sizin “kişiselleştirilmemiş” meslek etiğiniz?
Açıkça ilan ediyorum: Sizin o “kişiselleştirmeyelim” dediğiniz kibar cümlelerin arkasında, tek bir kadının dik duruşundan ve bükülmez omurgasından duyduğunuz büyük panik ve korku yatıyor!
Bu cesaretin arkasında hiçbir odak, hiçbir siyasi klik yoktur. Bu cesaretin arkasında, sizin hiçbir koltukla satın alamayacağınız meslek onuru vardır!
Çocuk sağlığının arkasına saklanılarak yürütülen “imaj temizleme” tartışmaları, sempozyumun en çok konuşulan başlıklarından biri hâline geldi.
Çocuk Sağlığı Maskeli “Aklama” Sempozyumu
Şimdi çıkıp bize o sahnede “çocuk sağlığı” anlattığınızı söyleyeceksiniz. Çocuklarımızın sağlığı hepimizin kırmızı çizgisidir; ancak resmi makamlarca yürütülen bir soruşturmanın muhatabı olan bir yapının imajını tazelemek için çocuk sağlığını kalkan yapmak, bu mesleğe yapılabilecek en büyük kötülüktür. O salonda mesleğin geleceği değil, sermayenin çıkarları alkışlanmıştır.
Onurlu Olanlara Son Çağrı: O Masaları Terk Edin!
Bu vizyonsuzluğun, bu iki yüzlü tiyatronun bir parçası olmak istemeyen, hâlâ içinde bir parça meslek namusu taşıyan yönetim kurulu üyelerine ve delegelere sesleniyorum: O şaibeli fotoğrafta sizin de imzanız var! Sessiz kaldığınız, o koltukları terk etmediğiniz her saniye bu etik tutulmanın ortağısınız.
Kartvizitlerinizdeki o geçici unvanlar, yarın meslektaşların yüzüne bakarken sizi kurtarmaya yetmeyecektir.
Son Sözümüz Yönetenlere:
Kişisel verileri hiçe sayan hukuksuz ağlarınız da, kapalı kapılar ardındaki kirli fısıltılarınız da, bizi korkutmak için öne sürdüğünüz o disiplin kurulları da bizi susturamaz. Biz, uzmanlık alanımızda konuşmaya ve gerçekleri yazmaya devam edeceğiz.





