Mesai saatinde bilgisayarda oyun oynamak gerçekten tehlikeli. Çünkü, sizi işten soğutabiliyor. Oyun, feys’e bakmakla, gazeteleri okumakla aynı şey değil.
Bazen istemeden de olsa insan, şimdiki gibi adrese gözlük götürmek zorunda kalabiliyor.
Zor bir kışı geride bıraktık sayılır. Anca ki kendimize geliyoruz. Ne zamandır böyle bir iş yakalamamışım.
5 yıldızlı otelleri aratacak kalitede bir özel hastane de sıra bekliyorum. Daha doğrusu sıra da, benim yerime bekleyen bir hostes kız var. Ben yerimde oturmuş, Hastane’ nin dergisini inceliyorum.
Bir dükkan açmalıyım ki, alayı robot olsun. Hastalara robot baksın. Ben hiç karşılarına çıkmayayım. Gözlükleri beğendirsinler, resmi işlemleri yapsınlar, ben sadece atölyede kalayım. Ben teknik eleman olmak istemiyorum.
Evet ben de online ayakkabı falan alıyorum. Ama sıktığında bir ayakkabıcıya gitmeyi düşünmüyorum. Siz internetten aldığınız gözlüğü bana niye getiriyorsunuz?
–Çok şükür, İşte.Uğraşıp duruyoruz. Nasıl? İşler mi? Azaldı tabi. Millette para yok abi… Haklısınız. Haklısınız…
insanın iç dünyası neyse, eşyanın yansıması da böyle oluyor demek. Daha yarım saat öncesine kadar el yakan ısıtıcı, şimdi en yüksek ayarda bile serin üflüyor. Fokometre silik gösteriyor. Tornavidalar bile, sanki her gün kullandığım aletler değilmişcesine, bir yarım saat öncesi gibi avucuma oturmuyor. Parmaklarım arasından kayıp gitmekte…
Bir İstanbullu, bir Kadıköylü bu manzarayı bıkmadan, usanmadan kaç yıl seyredebilir? 10? 20? Bir ömür?
Benim dükkanın önüne geldiler. Ben de kapıya çıktım.’’Buyrun vekilim ‘’ diyecektim ki, benim olduğum tarafa doğru bir tükürük fırlatıp yanındakine ‘’şerefsizlerden uzak duralım. Herkesin oyuna ihtiyacımız yok ‘’ dedi.
Aralık 2025
Kasım 2025
Ekim 2025
Eylül 2025
Agustos 2025
Temmuz 2025
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.