
MESLEĞİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK AKIL VE ÇÖZÜM ÜRETMEK ZORUNDAYIZ
Yıllardır mesleğimizin kurumsallaşma yolunda atılan hemen her adımı dava konusu yapan bir anlayışın, bugün hâlâ aynı yöntemle mesleğe fayda sağladığını iddia etmesi düşündürücüdür. Elbette hukuk herkes için vazgeçilmez bir haktır ve gerektiğinde başvurulması gereken en önemli mekanizmalardan biridir. Ancak hukuk mücadelesi ile sürekli itiraz etmeyi, her gelişmeyi kriz alanına dönüştürmeyi ve mesleğin ortak kazanımlarını engellemeyi birbirinden ayırmak gerekir.
ÇÖZÜM ÜRETENLER İZ BIRAKIR
Meslek hayatı boyunca yalnızca itiraz edenlerin değil, çözüm üretenlerin iz bıraktığı unutulmamalıdır. Sürekli dava açmak, sürekli karşı çıkmak ve her fırsatta yeni bir tartışma yaratmak; tek başına meslek mücadelesi olarak tanımlanamaz.
Gerçek mücadele; sorunları tespit etmek, çözüm yolları geliştirmek, kurumsal yapıyı güçlendirmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir meslek bırakabilmektir.
Meslekler itirazlarla değil, çözüm üreten fikirler ve kalıcı eserlerle büyür.
DEĞİŞEN DÜNYADA ORTAK AKLA İHTİYAÇ VAR
Bugün optisyenlik mesleği, geçmişte olmadığı kadar büyük değişimlerin ve yeni sorumlulukların eşiğindedir. Dijitalleşme, e-ticaret uygulamaları, değişen sağlık politikaları, uluslararası rekabet ve meslek örgütlerinin güçlendirilmesi gibi pek çok konuda ortak akla ihtiyaç duyulmaktadır.
Böyle bir dönemde enerjimizi sürekli çatışmalara değil, ortak hedeflere yöneltmek zorundayız. Mesleğin geleceği ancak birlikte hareket ederek ve ortak çözümler geliştirerek güvence altına alınabilir.
Güçlü meslekler; güçlü kurumlar, güçlü kurumlar ise ortak hedefler etrafında birleşebilen meslek mensupları sayesinde oluşur.
SAYGINLIK GÖRÜNÜŞLE DEĞİL, KATKIYLA KAZANILIR
Kitap taşımak, takım elbise giymek ya da kravat takmak kimseye kendiliğinden saygınlık kazandırmaz. Saygınlık; ortaya koyduğun eserle, çözdüğün sorunlarla, meslektaşlarına sunduğun katkıyla ve ardında bıraktığın değerle kazanılır.
İnsanlar söylediklerinizden çok yaptıklarınıza bakar. Tarih de unvanları değil, ortaya konulan hizmetleri yazar.
BUGÜN HEPİMİZİN SORMASI GEREKEN SORU
Bu nedenle bugün herkesin aynı soruyu samimiyetle sorması gerekir:
- Mesleğimiz hangi sorununu çözdü?
- Hangi kurumsal yapıyı güçlendirdi?
- Meslektaşlarımıza hangi kalıcı kazanımları sundu?
- Sürekli çatışma ve dava kültürü sektöre ne kazandırdı?
Eğer geriye kalan yalnızca davalar, kutuplaşmalar, kırgınlıklar ve kaybedilen yıllarsa, artık yöntemleri değil, anlayışları sorgulamanın zamanı gelmiştir.
Meslek; kişisel hesapların, bireysel gösterilerin veya bitmeyen polemiklerin değil; ortak aklın, dayanışmanın ve geleceğin adıdır.
ORTAK GELECEĞİMİZ İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Bizler; Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği, oda başkanlarımız, ticaret odalarımız, meslek temsilcilerimiz ve mesleğine gönül vermiş tüm meslektaşlarımızla birlikte; hukukun üstünlüğünden, kurumsallaşmadan ve mesleğimizin ortak menfaatlerinden taviz vermeden çalışmaya, üretmeye ve mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Hiçbir kişi, hiçbir anlayış ve hiçbir girişim; mesleğimizin ortak geleceğini gölgeleyemeyecek, bizleri hedeflerimizden uzaklaştıramayacaktır. Çünkü bu meslek, bireylerden daha büyük; makam ve unvanlardan daha değerlidir.
AHMET YUTMAZ







