
YAPAY ZEKÂLI GÖZLÜKLER İÇİN TÜRKİYE’DE MEVZUAT ALARMI
“Gözlük gözlükçüde satılır” anlayışı tarihe mi karışıyor?
TEKNOLOJİ DEVLERİ MİLYARLARCA DOLARLIK YATIRIM YAPIYOR…
Türkiye’de ise şimdi çok kritik bir soru gündemde:
Yapay zekâlı gözlükleri kim satacak?
Dünyada teknoloji şirketlerinin son dönemde peş peşe yaptığı yatırımlar, gözlük sektöründe tarihi bir dönüşümün başladığını gösteriyor. Bir zamanlar yalnızca bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz yapay zekâ destekli akıllı gözlükler artık gerçek hayatın içine girmiş durumda.
Kamera çekebilen… Canlı yayın açabilen… Müzik dinletebilen… Sesli komut alabilen… Gerçek zamanlı çeviri yapabilen… Ve yapay zekâ ile kullanıcıya anlık bilgi verebilen bu yeni nesil gözlükler, dünya teknoloji devlerinin yeni savaş alanı haline geldi.
SON OLARAK KORELİ BİR FİRMA 18 MİLYON DOLARLIK YATIRIM AÇIKLADI
Özellikle Asya merkezli teknoloji şirketleri akıllı gözlük projelerine milyarlarca dolarlık bütçeler ayırırken, son olarak Koreli bir teknoloji firmasının bu alan için 18 milyon dolarlık yatırım duyurması dikkatleri yeniden bu pazara çevirdi.
Uzmanlara göre bu gelişmeler artık tek bir gerçeği ortaya koyuyor:
AKILLI GÖZLÜKLER GELECEĞİN EN BÜYÜK TEKNOLOJİ PAZARLARINDAN BİRİ OLMAYA HAZIRLANIYOR
Ancak Türkiye’de tartışma teknoloji tarafında değil… Asıl büyük kriz mevzuat tarafında yaşanıyor.
“GÖZLÜK GÖZLÜKÇÜDE SATILIR” TEORİSİ ÇÖKÜYOR MU?
Optik sektörünün yıllardır savunduğu en temel anlayışlardan biri olan “Gözlük gözlükçüde satılır” yaklaşımı, yapay zekâlı gözlüklerle birlikte ilk kez ciddi biçimde sorgulanmaya başladı.
Çünkü piyasaya çıkan yeni nesil akıllı gözlüklerin büyük bölümü dış görünüş olarak klasik optik çerçevelerden neredeyse ayırt edilemiyor.
Üstelik kullanıcıların önemli kısmı bu ürünleri yalnızca teknolojik aksesuar olarak değil, günlük hayatta kullanabilecekleri reçeteli gözlük olarak görmek istiyor.
İŞTE TÜM TARTIŞMA TAM BURADA BAŞLIYOR
BU ÜRÜNLER ELEKTRONİK CİHAZ MI?
YOKSA OPTİK ÜRÜN MÜ?
NUMARALI CAM TAKILDIĞINDA TIBBİ CİHAZA MI DÖNÜŞÜYOR?
Türkiye’de yürürlükte bulunan 5193 Sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’da “akıllı gözlük” kavramı doğrudan yer almıyor. Ancak kanun; numaralı gözlük camları, reçeteli optik ürünler ve optik görme gereçlerini optisyenlik müesseseleri kapsamında değerlendiriyor.
Sorun şu ki… Yeni nesil gözlükler artık yalnızca bir çerçeve değil.
KONUŞUYOR • DİNLİYOR • KAYDEDİYOR • ÇEVİRİ YAPIYOR • YAPAY ZEKÂ İLE CEVAP VERİYOR
Yani artık karşımızda elektronik cihaz ile optik ürünün birleştiği hibrit bir teknoloji bulunuyor.
MİYOPİ PATLAMASI HER ŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR
Sektör temsilcilerine göre bugün piyasadaki birçok akıllı gözlük güneş camlarıyla servis ediliyor olabilir… Ancak gelecekte asıl büyük dönüşüm reçeteli kullanım tarafında yaşanacak.
Çünkü dünya genelinde hızla artan miyopi vakaları artık teknoloji şirketlerinin de radarına girmiş durumda.
MİLYONLARCA İNSAN YAKIN GELECEKTE AKILLI GÖZLÜKLERİ NUMARALI CAMLA KULLANMAK İSTEYECEK
Uzmanlara göre bugün güneş camıyla satılan birçok model, yarının reçeteli akıllı gözlüğüne dönüşebilir.
İşte optik sektöründeki büyük kırılma da tam burada başlıyor.
Çünkü bir kullanıcı bu ürünlere numaralı cam taktırmak istediğinde; pupilla mesafesi ölçümü, optik merkezleme, yüz anatomisine uygun montaj, cam dengesi, odak ayarı gibi tamamen uzmanlık gerektiren işlemler devreye giriyor.
SEKTÖR UYARIYOR:
“REÇETELİ AKILLI GÖZLÜKLERİN KONTROLSÜZ SATIŞI İLERİDE CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI DOĞURABİLİR”
Yanlış optik merkezleme nedeniyle baş ağrısı, odak kaybı, denge bozukluğu ve görsel rahatsızlıkların oluşabileceği belirtiliyor.
ŞİMDİ TÜRKİYE’DE HERKES AYNI SORUYU SORUYOR:
GELECEĞİN GÖZLÜĞÜNÜ KİM SATACAK?
Teknoloji mağazaları mı?
Yoksa optisyenlik müesseseleri mi?
Ve en kritik soru…








