
Plastik Şişeden Gözlüğe
Arjantin'de Geri Dönüşüm Optik Sektöründe İş Modeline Dönüşüyor
Sürdürülebilir Optik | Arjantin
Bir plastik şişenin çöpe gitmek yerine gözlük çerçevesine dönüşmesi ilk bakışta sıradan bir geri dönüşüm hikâyesi gibi görünebilir.
Ancak Arjantin merkezli Bonding Eyewear örneğinde konu bundan çok daha büyük bir modele dönüşmüş durumda.
Şirket; plastik ambalajları, optik sektöründe ortaya çıkan plastik atıkları ve tüketicilerin teslim ettiği malzemeleri yeniden hammaddeye dönüştürüyor. Elde edilen malzeme ise yeni gözlüklerin üretiminde kullanılıyor.
Bir plastik şişe yalnızca atık değil, yeni bir gözlüğün hammaddesi olabiliyor.
Ancak Bonding Eyewear'in asıl dikkat çekici tarafı, geri dönüşümü üretimden satışa kadar bütün sisteme yayması.
Hikâye Río de la Plata Kıyılarında Başladı
Bonding'in hikâyesinin arkasında çevrede görülen plastik atıklar bulunuyor.
Şirketin geçmişine ilişkin Arjantin basınında yer alan bilgilere göre girişimin kurucusu Malcolm Rendle, Río de la Plata çevresinde biriken plastik atıklardan etkilenerek geri dönüştürülmüş malzemeden gözlük üretme fikrine yöneldi.
İlk çalışmalar küçük ölçekte başladı. Daha sonraki dönemde üretim teknolojisi geliştirildi ve girişim ticari bir gözlük markasına dönüştü.
Martín Centeno ise 2019 yılında projeye dahil olarak girişimin büyüme sürecinde önemli rol üstlendi. Güncel Arjantin kaynaklarında Centeno, şirketin operasyonunun başındaki isim olarak gösteriliyor.
Bonding Eyewear'in bugün açıkladığı temel veriler:
• Ayda yaklaşık 1.500 gözlük satışı
• 400'den fazla optik mağazasında satış ağı
• 2019'dan bu yana yaklaşık 100 bin kilogram plastik işlendiği açıklaması
• Geri dönüştürülmüş ve biyobazlı farklı malzeme seçenekleri
Şişe Doğrudan Gözlüğe Dönüşmüyor
Modelin en dikkat çekici noktalarından biri, plastik atığın üretim sürecine nasıl hazırlandığı.
Bonding'in verdiği bilgilere göre kullanılan malzemeler arasında su şişelerinin yanı sıra şampuan ve deterjan ambalajları ile yoğurt kapları gibi farklı plastikler de bulunabiliyor.
Toplanan plastikler önce geri dönüşüm tesisine gönderiliyor. Burada malzeme sınıflandırılıyor, temizleniyor ve işleniyor.
Plastik daha sonra parçalanarak ekstrüzyon sürecinden geçiriliyor ve gözlük üretiminde kullanılabilecek peletlere dönüştürülüyor.
Bu peletler enjeksiyon makinesinde yaklaşık 250 derece sıcaklıkta eritiliyor.
Elde edilen malzeme, gözlüğün ön kısmı ve saplarının şeklini veren kalıplara basılıyor. Sonrasında parçalar birleştiriliyor, menteşeler takılıyor ve camlar monte ediliyor.
Şirketin açıklamasına göre 1,5 litrelik bir mineral su şişesi, bir çift gözlük üretmeye yetecek malzeme sağlayabiliyor.
Bu ifade, şirketin üretim modeline ilişkin açıklaması olarak değerlendiriliyor.
Asıl Farklılık: Geri Dönüşüm Fabrikada Bitmiyor
Bonding Eyewear'i dikkat çekici hale getiren asıl unsur burada ortaya çıkıyor.
Şirket, geri dönüşümü yalnızca kendi üretim tesisinde gerçekleştirilen bir işlem olarak görmüyor.
Tüketici sistemin içinde.
Optisyenlik müessesesi sistemin içinde.
Üretici sistemin içinde.
Şirketin “Pagá con Plástico” yani “Plastikle Öde” programında tüketiciler evlerinde biriktirdikleri plastikleri şirkete teslim edebiliyor.
Teslim edilen plastik miktarına göre gözlük alışverişinde indirim uygulanıyor.
Plastikle Öde sistemi:
• 1 kilogram plastik: yüzde 2 indirim
• İndirim 35 kilograma kadar biriktirilebiliyor
• Toplam indirim yüzde 70'e kadar çıkabiliyor
• Plastiklerin tek seferde teslim edilmesi gerekmiyor
Böylece tüketici açısından ortaya farklı bir alışveriş modeli çıkıyor:
Atık plastik → geri dönüşüm → gözlük → indirim
Bu yaklaşım, geri dönüşümü yalnızca çevre kampanyası olmaktan çıkarıp doğrudan satış modelinin bir parçası haline getiriyor.
Optik Sektörünün Kendi Atıkları da Değerlendiriliyor
Bonding'in güncel modelindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise doğrudan optik sektörünü ilgilendiriyor.
Şirketin resmi sitesinde yer alan bilgilere göre “Óptica Sustentable” programı kapsamında optisyenlik müesseselerinde ortaya çıkan plastik sunum camları da toplanıyor.
Bu malzemeler parçalanıyor, yıkanıyor ve ekstrüzyon işleminden geçirilerek yeniden kullanılabilecek hammaddeye dönüştürülüyor.
Şirket ayrıca enjeksiyon üretimi sırasında ortaya çıkan endüstriyel plastik firelerini de geri dönüşüm sistemine dahil ettiğini belirtiyor.
Atık üretim zincirinden çıkarılmıyor; yeniden üretimin hammaddesine dönüştürülüyor.
Gözlük de Yeniden Geri Dönüşüme Girebiliyor
Model yalnızca plastik şişeden gözlük üretmekle sınırlı değil.
Bonding'in RE•BORN serisinde şirket, geri dönüştürülmüş malzemeleri yeniden gözlük üretiminde kullanıyor ve ürünlerin tekrar geri dönüşüm sistemine dahil edilmesini hedefleyen döngüsel bir yapı oluşturuyor.
Şirket, bu seride geri dönüştürülmüş plastikten üretilen gözlükleri yüzde 100 geri dönüştürülebilir olarak tanımlıyor.
Atık → Hammadde → Gözlük → Kullanım → Yeniden Hammadde
Hedeflenen model, doğrusal üretimden döngüsel üretime geçiş.
Sürdürülebilirlik Artık Yalnızca Geri Dönüştürülmüş Plastik Değil
Bonding'in bugün geliştirdiği ürün grupları, sürdürülebilirlik anlayışının geri dönüştürülmüş plastikle sınırlı olmadığını da gösteriyor.
Bonding'in malzeme yaklaşımları:
• RE•BORN: Geri dönüştürülmüş malzemelere dayalı üretim
• BIO•SOURCE: Yenilenebilir ve bitkisel kaynaklı malzemeler
• PURE•CYCLE: Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen alternatif malzemeler
Bu üç yaklaşım, gözlük sektöründe malzeme konusunun önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını gösteriyor.
Çünkü mesele artık yalnızca “Bu gözlük geri dönüştürülmüş plastikten mi?” sorusundan ibaret değil.
Malzemenin nereden geldiği, ne kadar dayanıklı olduğu, kullanım ömrü sonunda ne yapılabildiği ve yeniden üretim sürecine girip giremediği de önem kazanıyor.
Ayda 1.500 Gözlük: Artık Küçük Bir Çevre Projesi Değil
Bonding'in hikâyesini önemli hale getiren bir başka unsur ise ölçek.
Şirket bugün ayda yaklaşık 1.500 gözlük sattığını, ürünlerinin 400'den fazla optik mağazasında bulunduğunu ve 2019'dan bu yana yaklaşık 100 bin kilogram plastik işlediğini bildiriyor.
Bu rakamlar, sürdürülebilir gözlük üretiminin yalnızca küçük bir sosyal sorumluluk projesi olarak kalmadığını gösteriyor.
Burada artık üretim, dağıtım, optisyenlik müesseseleri, tüketici ve geri dönüşüm süreçlerinin birbirine bağlandığı ticari bir yapı bulunuyor.
Optisyenlik Müessesesi İçin Farklı Bir Rol
Bonding modeli Türkiye açısından da üzerinde düşünülmesi gereken bir örnek ortaya koyuyor.
Çünkü optisyenlik müessesesi bu modelde yalnızca gözlüğün tüketiciye ulaştırıldığı satış noktası olmaktan çıkıyor.
Optisyenlik müessesesi:
• Atık toplama noktası olabilir
• Eski gözlüklerin sisteme kazandırılmasına aracılık edebilir
• Müşteriyi geri dönüşüme dahil edebilir
• Üretici ile tüketici arasındaki döngünün bir parçası olabilir
Bu, gelecekte optik sektöründe farklı bir müşteri ilişkisi modeli yaratabilir.
Örneğin bir tüketici eski gözlüğünü optisyenlik müessesesine teslim eder, müessese bu ürünü geri dönüşüm sistemine aktarır ve tüketici yeni alışverişinde bir avantaj elde eder.
Böylece müşteri ilişkisi yalnızca “gözlük satışı” ile sınırlı kalmaz.
Sürdürülebilirlik İddiasının da Ölçülmesi Gerekecek
Ancak burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor.
Bir gözlüğün geri dönüştürülmüş malzemeden üretilmesi tek başına ürünün bütün yaşam döngüsünün çevreci olduğu anlamına gelmiyor.
Gerçek bir sürdürülebilirlik değerlendirmesinde:
• Kullanılan hammaddenin kaynağı
• Geri dönüştürülmüş malzeme oranı
• Üretim sırasında ortaya çıkan fire
• Ürünün dayanıklılığı
• Kullanım ömrü
• Kullanım sonunda yeniden dönüştürülebilmesi
• Üretim ve taşımanın çevresel etkileri
Bu nedenle Bonding örneğinin en önemli tarafı yalnızca “şişeden gözlük üretmesi” değil, atığın ürün yaşam döngüsüne yeniden sokulması için bütün bir sistem kurmaya çalışması.
Gözlük sektöründe yeni soru artık sadece “hangi malzemeden üretildi?” olmayabilir.
Kullanım ömrünü tamamlayan bir çerçevenin yeniden üretim sistemine dönüp dönmediği de önem kazanıyor.
Optisyenin Sesi Yorumu
Arjantin'deki Bonding Eyewear örneği, sürdürülebilirliğin gözlük sektöründe yalnızca bir ürün özelliği olarak değil, başlı başına bir iş modeli olarak kurgulanabileceğini gösteriyor.
Tüketicinin plastik atık getirmesi, optisyenlik müesseselerinin sektörel atıkları toplaması ve üreticinin bu malzemeleri yeniden çerçeve üretiminde kullanması, zincirin farklı halkalarını aynı sistemde buluşturuyor.
Türkiye'de de sürdürülebilir optik konusunda benzer modellerin geliştirilmesi halinde optisyenlik müesseseleri yalnızca ürünün satıldığı yerler değil, aynı zamanda geri dönüşüm zincirinin aktif noktaları haline gelebilir.
Ancak böyle bir modelin Türkiye'de uygulanabilmesi için kullanılacak malzemelerin teknik özellikleri, geri dönüşüm süreçleri ve ilgili mevzuat ile standartların ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
ATIK GÖZLÜĞE DÖNÜŞÜYOR.
OPTİK SEKTÖRÜNDE DÖNGÜSEL MODEL BÜYÜYOR.
KÜRESEL OPTİK SEKTÖRÜNÜ YAKINDAN TAKİP EDİYOR.









