BIST 100
11.721,72 -2,89%
DOLAR
49,5234 0,10%
EURO
55,7017 0,10%
GRAM ALTIN
6.633,21 -0,03%
BITCOIN
81.465,00 -0,21%
FAİZ
39,52 0,20%
GÜMÜŞ GRAM
90,76 -0,67%
GBP/TRY
66,1099 0,45%
EUR/USD
1,1239 0,17%
BRENT PETROL
107,61 3,40%
ÇEYREK ALTIN
10.845,29 -0,03%

İncili Gözlüklü kadın! Çift Sağ, Çift Sol…

Gözlük yalnızca bir aksesuar değil, kültürel hafızanın da parçası. Metin Turanlı, folklor, türküler ve eski İstanbul ezgileri eşliğinde gözlüğün izini anlatıyor.

incilikadin

Çift Sağ, Çift Sol...

Sabah sekizden beri bu hareketi yapıyoruz. Bizim karşımızdaki büyük salonda usta folklorcular, müziklerini kendileri söyleyerek neşe içinde, gırgır şamata halay çekiyorlar. Biz ise sekiz kişi, adeta jimnastik yapıyor gibi birbirimizden uzaklaşmış, hocanın karşısına geçmişiz; onun komutlarıyla iki zıplayıp bir ayak ileri atıyoruz.

Arada duraklar gibi olduğumuzda pos bıyıklı Şahpur abi bizi uyarıyor:

— Durmak yok! Durmak yok! Baldırlarınızın yandığını hissetmelisiniz!

Karabatakla Aynı Ritmi Tutmak

Tekrar başlıyoruz: Çift sağ, çift sol...

Kadıköy’de, şimdi yıkılıp yerine deniz otobüsleri iskelesi yapılan eski evlendirme dairesindeyiz. Denize sıfır bir konumu olan bu tek katlı, genişçe binanın denizi en az gören en küçük odasındayız. Bu haliyle bile arada zıplarken gözüm denize takılıyor. Balıkçı sandalları arasında denize batıp çıkan bir karabatakla aynı ritmi tutuyorum. Ben dört kez zıplayıp iki ayak salladığımda karabatak suya dalıyor, bir dahaki dörtlükte su yüzüne çıkıyordu. Karabatak bu ritmiyle yorgunluğumu unutturdu bana; artık hareketleri daha zahmetsiz yapıyorum.

— Son çift sağ, son çift sol! diye bağırdı Şahpur abi.

Herkes olduğu yerde kaldı. Bu soğuk ocak pazarında yeni yazıldığım İstanbul Folklor Araştırmaları Derneğine (İFAD) isteksizce ve sıkı giyinerek gelmiştim. Şimdi üzerimdeki tişört bile fazla geliyor. Üç kız, beş erkek kursiyer odanın duvarlarına dayanıyoruz. İçimizden bir kız dışarı çıkıp kantinden su almaya gidince bizler de oda dışına çıkmayı akıl edebiliyoruz.

Salondaki halay da durmuş ama oyuncular arasında farklı bir hareketlilik var. Salonun en dibine dizilmiş sandalyeler ortaya taşınıyor. Evlendirme törenlerinde kullanılan uzun masa da ortaya konuyor. Bizim odadaki sandalyeleri de biz getiriyoruz. Herkes bir şeylerle koştururken Şahpur abi bizi topluyor:

— Çocuklar, bugün İFAD olarak folklor konulu bir toplantı düzenledik. Diğer folklor gruplarından, Ankara’dan ve belki valilikten de gelecek misafirlerimiz olacak. İşi uygun olanlar hem toplantıyı izlesin hem de bize yardımcı olsun.

Folklor, Kimlik ve Toplumsal Hafıza

Arkadaşların birçoğu dershane ve başka işleri bahane edip giderken ben ve Ticaret Lisesinden Coşkun orada kaldık. Biz kalabalık bir grup beklerken topu topu 15 kişi geldi. Bizim folklorcularla beraber ancak sandalyeler doldu. Gelenler arasında yine uzun favorili ve pos bıyıklı, atletik bir adam folklor ve devrim üzerine konuştu:

— Folklor; toplumsal direnişlerde ve kimlik mücadelelerinde toplumsal hafızayı diri tutar, dedi. Halkın oyunlarına, türkülerine, ağıtlarına sırtımızı dönersek ülkemize yabancılaşırız...

Onun sıkıcı ve siyasi terimlerle dolu konuşmasından beni uzaklaştıran şey, hemen yanında oturan oldukça yaşlı, renkli giyimli bir kadın ve gözündeki incili gözlük oldu. Adam ne zaman sözünü bitirdi, bu yaşlı kadın ne zaman söze başladı farkında bile olmadım. Çünkü konuşmacıların biten sularını ve çaylarını tazeliyordum. Kadının omzunun üzerinden çayını verirken masaya uzattığım kolumu tuttu:

— Senin adın ne genç adam? dedi.

— Metin efendim, dedim.

— Okuyor musun?

Topluluk önünde bir özgüven mi geldi ne... Sadece "Evet" demem yeterliyken:

— Hem okuyor hem çalışıyorum, dedim. Ardından ilave ettim: Gözlükçüde!

Hayatım boyunca bir topluluk önündeki en uzun konuşmamdı belki de. Sarı saçlı, incili gözlüklü kadın:

— Ne güzel, dedi. Önce bir düşündü, sonra devam etti: Folklorun nesnelerle ilişkisi hiç vurgulanmadı. Oysa çok sıkı bir bağ var. Mesela mahur makamında bir İstanbul türküsü vardır:

Mavi gözlük takarsın,
Çok canları yakarsın...

Niyeyse şimdilerde gözlüğü boncuk yapmışlar. Ne istersiniz gözlükten? Delikanlı o devirde mavi boncuk değil, mavi gözlük taktığı için canları yakmakta. Bırakın nasıl yazılmışsa öyle kalsın! Mesela çocukluğumdan bir kanto kalmış aklımda, Karcığar makamında. O da çok meşhurmuş:

Kravatı aldır, gözlüğü mavi,
Ne kadar şık, ne kadar şık,
Kendisi şık şık...

Gözlükten Folklora, Folklordan Hafızaya

Gözlükle, bastonla, aynayla, cezveyle, eşarpla, mendille ilgili; hatta gündelik hayatta kullandığımız tüm malzemelerle ilgili deyimlerimiz, atasözlerimiz, manilerimiz vardır. İlerleyen teknoloji ve güncel gelişmelerle birçoğu kullanılmaz hale gelse bile bu nesneler dilimizle, folklorumuzla, edebiyatımızla yaşayacaktır.

O akşam ben daha apartmana girerken, aklımda kalan Gaziantep Oğuzlu oyununun temel figürlerini yaparak merdivenleri çıktım:

Çift sağ, çift sol...

İncili gözlükteki türkü ve kanto M. Kayahan Özgül'ün sekmeler 4 kitabından alınmıştır. 

Metin TURANLI

Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

Aralık 2025

Aralık 2025

Kasım 2025

Kasım 2025

Ekim 2025

Ekim 2025

Eylül 2025

Eylül 2025

Agustos 2025

Agustos 2025

Temmuz 2025

Temmuz 2025

Quantum Eyewear
Son dakika gelişmelerinden ilk sen haberdar ol.