27 Mart 2013 - 18:27 'de eklendi.

Aşırı kar hırsıyla ticaret yapılmaz.
Günü kurtarayım diye ticaret yapılmaz.
.
Rakiplerini zor durumda bırakmak için ticaret yapılmaz.
.
Bu nedenledir ki, ticareti bilmek, kurallarını uygulamak hem birey hem de sektör açısından çok önemlidir.
.
Sınırlı olarak şahsi teşebbüse ve mülkiyete müsaade eden, kazanç (kar), rekabet ve rasyonellik ilkesine dayanan, genelde çok değişik özellikler arz eden serbest piyasa şartlarında ticaret yapıyoruz. Her birimizin işi gerçekten çok zor, bunun böyle olduğuna inanıyorum ki hepimiz hemfikiriz. Günümüzde küresel sermaye güçlerinin ülkemiz ve nüfusumuz üzerine iştah kabartmalarına anlam vermekte umuyorum ki zorlanmıyorsunuz.
Nüfusumuzu Avrupa Ülkelerinden Almanya ve Fransa ile mukayese ederek düşünün. Yeri gelmişken, Avrupa Birliği Üyeliğine kabul edilmediğimizin en önemli nedeni de ‘nüfusumuz’ dur. Genç nüfusa sahip ülkemiz şayet Avrupa Birliğine kabul edilir ise, Avrupa Senatosunda milletvekili sayımız Almanya ve Fransa ile aynı çoğunlukta olacaktır. Bu da, Avrupa Birliği’nin genişlemesinde ve ilerlemesinde söz sahibi olmak demektir.
Bütün bunlar olurken, bizler hala sektörümüze ve kendimize zarar vermeye devam ediyoruz. Küçük hesaplar içerisinde, günü kurtarmanın gayretiyle yanlış yapmaya devam ediyoruz.
.
Tüketici bazında sektörümüz mercek altında, ıcığını-cıcığını biliyorlar, bizi bizlerden daha iyi tanıyorlar, karımız kaç para, maliyetimiz kaç para, kim neyi nerden alıyor, vs.
.
Tüketicinin eline kim verdi bu doneleri? Başka sektörden birileri mi? Kamu kurumları mı? Maalesef bütün bunlar kendi içimizden deşifre edilmektedir.
.
Bizler gözlükçüyüz, gözlük üretiyoruz. Çerçeveyi ayrı, camı ayrı müşterinin eline verip, al kardeşim kendi gözlüğünü kendin üret diyebiliyor muyuz?
.
Marangoz kapı imal ettiğinde; kardeşim sen bu fiyatı nasıl istersin, suntanın plakası kaç para, altı-üstü bir kapı yaptın, diyebiliyor muyuz?
.
Herhangi bir Anadolu kasabasındaki meslektaşlarımızdan bazıları sırf kendileri daha çok kazansın diye diğer meslektaşlarını rakip olarak görüp, etik olmayan davranışlarla kural dışı davranarak, bel altı bir ticari anlayışla kendi bindiği dalı kestiğinin farkında bile değildir.
.
Hastane karşısındaki bir dükkana, gözlükçü yapmak için meslektaşlarımızın vermiş olduğu kiralık fiyatları hep farklı farklıdır. Bilinçsizce, araştırıp-sormadan değerinden fazlaya tutulan dükkanda daha başından zarar etme olasılığı oldukça yüksektir. Tabi ki kazanan burada dükkan sahibidir. Çok ilginçtir ki, bu durumla ilgili bizzat şahit olduğum ve dükkan sahiplerinin kendi ağızlarından duyduğum ‘ben bile şaşırdım dükkanımın bu kadar kira getirisi olacağından’ diye itiraf ettiklerini… Zaten bir dükkana eczane veya gözlükçü için gelirlerse fiyat kafadan iki mislidir, diyorlar.
.
Sektör dışından çoğu tanıdıklarım, eş-dost ‘sizin sektörde kar oranı çok yüksekmiş, çok kazanıyormuşsunuz, doğrumu?’ diye zaman zaman sorular yöneltmekteler. Öyle ki, durduk yerde savunmaya geçip, açıklama gereği hissederek başlıyoruz bunun böyle olmadığını anlatmaya… Ne kadar tatmin oluyorlar onu da bilmiyorum tabi.
.
Daha dün karekod sorunu vardı, ya bugün…
Gözlük sektörü ikiye bölünmüştü. Bölenler de yine kendi içimizdendi. Kafalar karışıktı. Ne olacağını bilemiyorduk. Herkes birbirine soruyordu. Toz-duman bir durumdu. Ama bugün bakıyorum her şey bitmiş, yerine oturmuş, alışılmış.
Daha dün çift başlı, tamamen birbirinin zıddı, birinin ak dediğine kara diyen derneklerimiz vardı. Ya şimdi. Ne değişti_?
.
Şiddetle Gözlükçüler Odası kurulsun diyen bir kesim vardı. Ama şimdi onlar da yok.
.
Bunları neden mi hatırlatıyorum. Şunun için… Dün sorun olarak gözükenler aslında işin detaylarıdır. Dün kafamızı meşgul eden olaylar da gelip geçici sorunlardır.
Var olan esas sorun, en önemli sorun, İş Yapamamak, Para Kazanamamak…
Her zaman olduğu gibi yine iddia ediyorum. Para kazandığımız zaman, iş yaptığımız zaman her türlü sorunun üstesinden geliriz. Arada diğer sorunlar kaynar gider. Çünkü ticaret yapıyoruz. Ticaretin ana kuralı ve amacı para kazanmak. Para kazanamıyorsan gerisi boş…
Hadi hep birlikte bütün bunları unutalım ve düşünelim.
Bugünlere nasıl geldik?
Sektörümüz niçin geriye gidiyor?
Karlılığımız neden azaldı ve niçin para kazanamıyoruz?
Yoksa herkes çok mutlu?
.
Şayet böyle ise, ben bu yazıyı yazmadım siz de okumadınız…
.
Mesut Bahtiyar Şahin
bahtiyar bey çok güzel bir konuya değindiniz ağzına sağlık bilinçsizce seleğe adım atan bazı meslektaşlarımız kar hırsıylan ne yaptığını bilmeden dükkan deyeri kaç para olduğunu sormadan fiyatın çok üstünde kiralaması ve bilinçsizce bu işi yapması herkesin dikkatini tamamen sektörün üzerine çekiyor ama öyle değil neden derseniz çünkü bir bakmışsınızki günden güne zarar ettiğinizin farkına varırsınız ama iş işten geçmiş olur işte ozaman bitersinmiz
sayın şahin BİLMİYORSAN YAZMA KARDEŞİM BENİM HAKKIM DA İYİ DE OLSA YAZMA KARDEŞİM yazma kardeşim senin başka işin yokmu gözlükçüye hıncı ve kini olanlar bunu sürekli söylüyor KAFASI BOZULUNCA DA ELİNE AĞZINA NE GELİRSE SÖYLESİN O ZAMAN PİLASSİYER VE YÖNETİCİ OLMAK KİN VE HUSUMET BESLEMEK DEĞİLDİR kendisini dev aynasın da görmeyi bıraksın kin ve kinayeli hareket etmesin işini yapsın BU SÖZLER SARF EDİLİNCE KENDİ KENDİME SORDUM BUNDA SİZLERİN HATASI YOKMU TEK TARAFLI BİR SÖZLERİN SARF EDİLMESİNE NE GEREK VAR KAFAMDAKİ SES YAZ BUNU DA YAZ ÜNLÜ TÜRK ŞAİRİ NAZIM HİKMETİN ŞİRİNİ PAYLAŞMAK İSTİYORUM akrep gibisin kardeşim korkak bir karanlık içindesin… Read more »
TAMAMEN GÖZLÜKÇÜLERİ ANLATMIŞ KOCA USTA HATTA SİZİDE:)
BAZI İNSANLAR ALÇAK GÖNÜLLÜDÜR
BAZILARI İSE ALÇAK OLMAYA GÖNÜLLÜDÜR
aynen ikinci dediğinize katılıyorum.
Sorun iki taraflı. Birincisi ülkenin içinde bulunduğu ekonomik buhran. Bu durumda, devlet ancak bu kadar para verebiliyor, o da 3 senede 1 defa! Devletin yasaları aşırı derecede saçma. Bu saçma yasalar karşısında (reçete defteri doldurmak vs.) bir de yasal boşluklar var. Ör: 100 bin nüfuslu bir yerde en fazla 3 gözlükçüye izin verilmelidir. Marangoz vs. gözlükçülük yapmamalıdır… Bu gerçeklere karşı sorunun ikinci tarafı optisyenlerle alakalı. Yönetim tarafını bilmiyorum. Zaten çocukluğumdan beri içinde olduğum bu mesleğe hiç ilgi duymadım. Şu an yavaş yavaş ısınıyorum ama saçmalıklar zinciri, yabancı ortaklı optik zincirlerini geçmiş. Aynı şehirdeki ve ilçede ki optisyenler birbirine küs ve… Read more »
Er kişinin kendisine yaptığını yapmaz her kişi