
Yeni Nesil Optik Yaklaşımlar
Miyopi Kontrol Camları Gerçekten Ne Kadar Etkili?
Dünya genelinde çocukluk çağı miyopisi, artık yalnızca bir kırma kusuru değil; uzun vadede ciddi göz hastalıkları riskini artıran küresel bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınıyor. Bu tablo, gözlük camı üreticilerini yalnızca net görüş sağlayan değil, aynı zamanda miyopi ilerlemesini yavaşlatmayı hedefleyen yeni nesil optik tasarımlara yöneltti.
Bugün bu alanda en çok konuşulan iki ürün, HOYA’nın MiYOSMART ve EssilorLuxottica’nın Stellest camları. Ancak bu iki marka, küresel yarışın yalnızca görünen yüzü.
Miyopi kontrol camlarının temel hedefi, gözlük numarasını değil; aksiyel uzunluk artışını kontrol altına almaktır. Çünkü miyopinin kalıcı hasar riski, kırma değerinden çok göz küresinin uzamasıyla ilişkilidir.
Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen camlar, klasik tek odaklı gözlüklerden farklı olarak, periferik retina üzerine özel optik sinyaller göndererek gözün büyüme mekanizmasını etkilemeyi amaçlıyor.
Bilimsel Yaklaşımın Ortak Noktası:
Miyopi kontrol camları, net görüşü merkezde korurken, çevresel retina üzerinde kontrollü miyopik defokus oluşturarak göz küresinin uzamasını biyolojik olarak “yavaşlatma” prensibine dayanır.
HOYA MiYOSMART, D.I.M.S. (Defocus Incorporated Multiple Segments) teknolojisiyle merkez çevresine yerleştirilmiş çok sayıda mikro optik segment kullanır. Klinik çalışmalar, bu tasarımın miyopi progresyonunu ortalama %50–60 oranında yavaşlatabildiğini göstermektedir.
Essilor Stellest ise HALT (Highly Aspherical Lenslet Target) teknolojisiyle çalışır. Asferik mikro mercek halkaları sayesinde periferik retinada daha güçlü ve düzenli bir optik sinyal oluşturmayı hedefler. Üretici verileri ve bağımsız çalışmalar, Stellest’in de benzer düzeyde bir yavaşlatma potansiyeline sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Her iki cam da miyopiyi “tedavi etmeyi” değil, ilerleme hızını düşürerek çocuğun erişeceği nihai miyopi derecesini mümkün olduğunca sınırlamayı amaçlar.
Bu iki markanın dışında da dünya genelinde benzer prensiplerle geliştirilen ürünler bulunuyor. ZEISS MyoCare, halkasal refraktif elemanlar (CARE teknolojisi) kullanırken; Rodenstock ve Shamir gibi üreticiler de periferik defokus temelli tasarımlar üzerinde çalışıyor.
Bu tablo, miyopi kontrolünün artık tek bir firmanın iddiası değil; küresel bir bilimsel yönelim haline geldiğini gösteriyor.
Kimler İçin Uygun?
Bu camlar esas olarak 6–16 yaş arası, miyopisi ilerleme eğiliminde olan çocuklar için tasarlanmıştır. Yetişkinlerde göz küresi büyümesi büyük ölçüde tamamlandığı için etkinlik sınırlıdır.
Klinik veriler, düzenli ve tam zamanlı kullanımda (günde 10–12 saat) etkinliğin anlamlı şekilde arttığını ortaya koyuyor. Bu da aile uyumu ve optisyen takibinin, en az cam teknolojisi kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Değerlendirme:
MiYOSMART, Stellest ve benzeri camlar, miyopi kontrolünde bugüne kadar elde edilen en güçlü optik çözümler arasında yer alıyor. Ancak bu ürünler birer “mucize” değil; doğru hasta seçimi, düzenli kullanım ve profesyonel takip olmadan beklenen faydayı sağlamaları mümkün değil.
Öte yandan Fransa’nın bu tür camları geri ödeme kapsamına alması, miyopi kontrolünün artık estetik ya da konfor değil, koruyucu sağlık politikası olarak görüldüğünün açık bir göstergesi.
Bugün gelinen noktada, miyopi kontrol camları deneysel bir fikir olmaktan çıkmış; bilimsel verilerle desteklenen, küresel ölçekte kabul görmüş bir yaklaşım haline gelmiştir.
Bu camlar miyopiyi durdurmaz; ancak ilerlemesini yavaşlatarak çocukların gelecekte karşılaşabileceği ciddi göz hastalıklarının riskini azaltma potansiyeli sunar. Optik sektöründe bu yaklaşımın önümüzdeki yıllarda standart pratiğin bir parçası haline gelmesi bekleniyor.
Bu haberde adı geçen marka ve ürünler, miyopi yönetimi alanında yürütülen bilimsel çalışmalar, akademik yayınlar ve kamuya açık sektör verileri çerçevesinde örnekleme amacıyla anılmıştır. İçerik herhangi bir marka, ürün veya firmaya yönelik reklam, tanıtım ya da yönlendirme niteliği taşımamaktadır. Haberde yer alan değerlendirmeler editoryal bakış açısıyla hazırlanmış olup, bireysel kullanım ve tedavi kararlarının mutlaka göz sağlığı uzmanlarının görüşü doğrultusunda verilmesi önerilir.









