a balloon
Optisyenin Sesi
Optisyenin Sesi
Optisyenin Sesi Reklam
Optisyenin Sesi Reklam
Reklamı kapat
Optisyenin Sesi Reklam
Optisyenin Sesi Reklam
Reklamı kapat

Mesleki son yazım/ Kamil Nuri Gizer

  Yıllar boyunca gözlükçülüğün eğitim ve birikim gerektiren bir ‘sağlık mesleği’ olduğunu savundum, oysa şimdilerde, öncelikle tacirlik vasfı gerektiren bir ticari faaliyet olduğu genel kabul görür bir hale geldi. Bu konuda yanılmışım. Yine yıllar boyunca sağlık mesleğinin sağlıkçılar tarafından yürütülmesi gereği, mesleğimizde mesul müdürlüğe karşı çıktım, gelinen noktada optisyenlik müesseselerinin üçte ikisi mesul müdürlük kurumuyla […]

02 Aralık 2013 - 13:08 'de eklendi ve 2135 kez görüntülendi. A+A-

Mesleki son yazım/ Kamil Nuri Gizer

gizer

 

Yıllar boyunca gözlükçülüğün eğitim ve birikim gerektiren bir ‘sağlık mesleği’ olduğunu savundum, oysa şimdilerde, öncelikle tacirlik vasfı gerektiren bir ticari faaliyet olduğu genel kabul görür bir hale geldi.

Bu konuda yanılmışım.

Yine yıllar boyunca sağlık mesleğinin sağlıkçılar tarafından yürütülmesi gereği, mesleğimizde mesul müdürlüğe karşı çıktım, gelinen noktada optisyenlik müesseselerinin üçte ikisi mesul müdürlük kurumuyla çalışan ticarethaneler şeklini aldı.

Yazık bu konudada yanılmışım.

Mesleki birlik beraberlik için meslektaşları cemiyetlerine sahip çıkmaya, meslekleri için çalışmaya davet ettim, buna karşılık genel kurullarda (zaten ödemedikleri) aidatları için indirim talep eden eski başkanlar, üyesi olduğu derneğin adını bilmeyen üyeler, tabi olduğu meslek kanununu okumamış meslektaşlar gördüm.

En çok da burada yanılmışım.

Yıllar içinde; Yüzbin lira etmeyen dairesini yediyüz liradan kiraya verirken kontratı avukatına yaptıran, ama dükkanına giren her yüz müşterinin doksan tanesi için ödeme yapan SGK’nun hazırladığı optik sözleşmesinin üç sayfasını okumayı gereksiz bulan, bu yüzden ödemeleri kesintiye uğrayan, bundan dolayı kurum görevlilerini ve cemiyetlerini suçlayan (ki hiçbir zaman kendi kusuru olduğunu kabul etmeyen) 2013/6 genelge dediğiniz zaman izafiyet teorisi ile karşılaşmış ilkokul talebesi gibi bakan gözlükçüler tanıdım. (ki az değillerdi)

Yasadışı yollarla çalışmayın, yönlendirme yapmayın, meslektaşın hakkına tecavüz etmeyin, hastalarınıza karşı dürüst ve samimi olun dedim, kısaca meslek ahlakını hakim kılacak önermelerde bulundum, alay konusu oldum.

Yıllarca teşhis ve tedavi, bu hizmeti satın alan geniş halk kitlelerinin menfaati ve kamu kaynaklarının doğru kullanmı için ayrı ellerde olmalıdır dedim, şimdilerde gelinen durum, mağazaların içine sokulmak istenen optometrist talebine dayandı. Meslektaşlar içinde azımsanmayacak bir kesim ise böyle bir talebe, bilgisizlikleri ve ticari hırslarının tetiklemesiyle destek vermekte. Gerekçeleri ise elbette ‘ticari! değil’ çok ulvi amaçları var, halkımızın kolaylıkla gözlük reçetesine ulaşması, sağlık insan gücü planlamasında ekonomik çözüm, ve daha birçok süslü savunma.

Cemiyet içindeki arkadaşlarımızla, Sağlığın reklamı olmaz dedik, ‘mahkeme kararlarını! bahane edip’ reklam serbest sizde yapın dediler, ilkelerimiz gereği reklama hayır dediğimizi, yoksa ‘biz yapamıyoruz onlarda yapmasın’ noktasında olmadığımızı anlatamadık. Kamu görevlilerine defalarca her platformda, kanunun boşluklarından istifade edilerek reklam yapılıyorsa, kanunda gerekli düzenleme ve açıklığı sağlayın, dolayısı ile mahkemelerde reklam verenler karşısında dava kaybetmeyin dedik, anlatamadık! Tabi reklamı savunanların da niyetleri ‘ticari! değildi’ onlar sektörün büyümesi için yapıyorlardı, yoksa pastadan daha büyük pay almak için değildi bütün bu olup biten.

Ama birileri ‘sektörün!’ kendileri dışında kalanlar için küçüleceğini bile bile kamu ödemelerinin kalkmasını talep edebildiler. Zaten kendilerinin kamudan kaynaklanan böyle bir ranttan nemalanmak için ayıracak zamanları da yoktu. Peki ya diğerlerine ne demeli; kurum ödemelerinin kalkması halinde açık açık zarar edeceği baştan belli olan o büyük çoğunluğa! sadece hastane yada bir tıp merkezi yakınına dükkan! açan meslektaşından/müteşebbisten şikayetle, ‘ben az reçete yapıyorum o çok yapıyor,bana yaramıyan onada yaramasın kalksın kurum ödemeleride görsün gününü’ mantığı ve sığlığı içinde olan zavallılara. Yanlış giden birşeyleri ıslah etmek için çaba harcayanlara destek vermek yerine testiyi kırmak isteyenlere… Hiçbirine, temel kaygımızın geniş halk kitlelerinin göz sağlığı olduğunu ve kurum ödemelerinin devamının, sosyal devlet olmanın gereği olduğunu anlatamadık. Zaten birileri için gözlükçülük bir meslek de değildi, olsa olsa gözlük sektörü vardı. Biz yıllarca meslek temsilciliğini savunduk ama gelinen zaman sektör temsilcisi olmayı gerektiriyordu!

Memleketimizde insan sağlığı ile ilgili teşhis ve tedavide bulunmak bu amaçla reçete üretmek hakkı münhasıran tıp doktorlarına verilmiş bir haktı. Bu aşılması zor bir engeldi. Geleceğin Optometristleri bu genel kaidenin üzerinden kolay kolay atlayamazdı. Korkarım, (bakanlık kaynaklı son görüşe göre) optik ürünlerin tedavi edici olmayıp, kompanse edici (ne demekse) olduğu fikri, artık gözlük reçetesine, yeni bir ad bulmamız ve artık doktor tarafından yazılmasına gerek kalmadığı sonucunu doğuracak. Elbette bu görüşe, pirim ve destek verenlerin de amacı ‘ticari! değil’ onların görüşüne göre göz doktorlarını refraksiyon ile uğraştırmak (sanki hekimlerimiz bundan şikayetçiymiş gibi) yersiz, ve pahalı. Refraksiyon basit bir eğitimle herkesin yapabileceği bir şey. Hatta bir adım öteye refraksiyon tamamen optometristlere bırakılmalı ve göz hekimlerine, (yanlış anlamayın onları korumak için, kutsal hekimlik mesleğine ticaret bulaştırmamaları! için) refraksiyon muayenesi yapmaları yasaklanmalı. (Zaten böyle bir tedbir de zorunlu gibi, yoksa ülkede o gün geldiğinde göz hekimi kalmayabilir. Optometriyi savunan dostlar! Bu tezi iyi kullanın ve bu kıyağımıda unutmayın.)

Bu ve benzeri mesleki sitelerde dikkatimi çeken şeylerden en önemlisi, yazılan yazıların hemen hepsinin yüzlerce izleme almasına rağmen, ortalama algıda hemen hiçbir konuda değişiklik yaratmaması. Fikri tembelliğin mesleğin ve meslektaşın genel kimliği halini almış olması, ilgisizlik ve umursamazlık denizlerinde boğuluyor olma hâli… Az sayıda çırpınan birkaç meslektaş istisna sanki diğerleri hayatından ve tüm gelişmelerden memnun gibi görülüyor.

O zaman;

Bundan böyle, sormu-yorum, söylemiyorum, bende birçokları gibi hayatın (getireceklerinin)seyircisi olmaya karar verdim, bunun için çok sebebim var. Birincisi, aktif olabileceğim fizyolojik ömrüm itibarıyla oldukça yaşlı sayılırım, ikincisi mesleki geçmişim adına otuzbeş yıldan sonra hala savunduklarıma bakılırsa birileri için mesleki gelişimin önüde bir engel ve dinozor sayılacak yaştayım. Üçüncüsü hayatın bu dönemi mesleğim adına karşılıksız aşklar yaşamak için hiçde uygun bir zaman dilimi değil. Elliüç yaşındayım bu ömrün otuzbeş senesi bu meslek içinde, özelliklede son yirmi senesi mesleki meselelere kafa yorarak geçti bu süre içinde, neler gördük neler yaşadık neler kazandık neler kaybettik, ne dostluklar, istemedende olsa meslek adına ne düşmanlıklar kazandık.

Bu ara, herşey mi kötü yada sıkıcı elbette hayır. Mesela şu okullular ile biz alaylıların kapışması çok kara mizah yüklü, alaylılara bakarsanız bu mesleğin gerçek sahipleri onlar çekirdekten yetişmeler, ya okullular, zannedersin mesleği hocaları olan biz alaylılardan öğrenmediler, ne varki hala hepsi (içlerinde alan varsa şayet) pubil ölçüsü alırlarken, kendilerine ne yaptıklarını soran hastalarına hala ‘odak ölçüsü aldıklarını’ söyler dururlar. Öyleya dünya para verip mağazalarının dekorunu tamamladıkları ‘dijital çetvellerinin’ adı da odaklama cihazı değilmi. Benim şirin ülkem ve sevimli tartışmaları bu sıkıntılı günlerde neşe kaynağım. Ancak sonuçları, alayımızın da canına ot tıkanmasına engel çıkarımlar doğuruyor mu hiç sanmıyorum.

Özetle, bundan böyle mesleğin genel sorunlarına değil sadece ve sadece kendi işime kafa yoracağım, bu nedenle ve bu vesile, yerli yersiz, zamanlı zamansız beni arayan “dostlardan!” bir ricam var, lütfen olmadık güncel mesleki meseleleriniz için beni aramayın. Beni en son arayan bir meslektaş! uzaktan mesul müdürlük yaptığı bir müessesede, yapılan bir denetimde bulunmadığı için, iş yeri sahibi müteşebbis tarafından mağazaya davet edildiğini, yarım saat içinde mağazaya geldiğini ve denetimle görevli memurları komşu bir mağazada bulduğunu, ancak iş yerinde tutulan tutanaktaki ‘mesul müdür yerinde yok’ tesbitini değiştirtemediğini beyanla, kendisine yardım etmemi, talep etme cesaretini gösterdi. Kendisine göre mesul müdür olarak sorumluluğu gözlüklerin doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etmekmiş, bunun içinde bütün gün mağazada bulunması gerekmiyormuş!! Giderayak son bir ikazda bulunayım da siz beni yine ciddiye almayın, önümüzdeki iki yıl içinde ‘malum mağazalar’ bütün çalışanlarını optisyenlik bölümü mezunları ile takviye edince, gerçek denetimler başlayacak, o gün nemi olacak, artık bedavacılık yok, kanunun ve yönetmeliğin mesul müdür ve diğer personel maddelerini iyice okuyun bakalım ne olacağını göreceksiniz.*

Meslekle ilgili yazdığım bu en son yazımla siz meslektaşlarıma, dostlarıma veda ederken hepinize huzur ve mutluluklar diliyorum sağlıcakla kalın.

.

Kamil Nuri GİZER

.
*Yukarıda yazılanlardan bir şey anlamayanlar için; özetle şöyle demişiz. “Ali topu tut, kaç gözlükçü kaç… “

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Esra Beni Eversene! Esra Beni Eversene!

Bir tane bile göz doktoru bir kadın katılmadı ki, kapalım hemen. Üstte muayene, altta dükkan. Ondan sonra istediği kadar Optometri gels...

Türkiye’de lazer cerrahisi neden artıyor? Türkiye’de lazer cerrahisi neden artıyor...

Gözlükçüler çağdaş insanlardır.. Çağdaş olmak teknoloji kullanmayı da gerektirir. Gözlükçüler olarak lazer cerrahisine karşı değiliz. ...

Sevdandan Bulasın Sevdandan Bulasın

Biz ah etmeyi asırlar önce bıraktık. Bizim buranın insanları içerler, kavga ederler, küfür ederler ama beddua etmezler dedi....

Yaşamın Değeri Yaşamın Değeri

Tutum bir seçimdir. Mutluluk bir seçimdir. İyimserlik bir seçimdir. İyilik bir seçimdir. Vermek bir seçimdir. Saygı bir seçimdir. Yaptı...

HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTERMİSİNİZ?(3 Yorum)
Subscribe
Bildir
guest

3 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Hükümran
Hükümran
2 Aralık 2013 22:03

Sevgili meslek büyüklerim. Sizlerin susması bizleri sağır eder. Biz sizlerin vedasını değil hala yanımızda olmanızı tecrübelerinizle yolumuzu aydınlanmamızı bekleriz. İnanın bekleriz.

levent
levent
2 Aralık 2013 13:59

Sevgili Nuri abi, Öncelikle anlattığın her şey kabulümdür.Ama eksiktir.Yerden göğe kadar haklısın.Anlattığın herşeyi bende yaşadım.Maalesef kendi çıkarlarından başka kimseyi düşünmeyen bir meslek grubunun mensupları,hatta kocamış kurtlarıyız. Ben kısa pantolonla Sirkeci-dükkan arasında koştururken,sen bizim firmanın pazarlama gurubundaydın.Bazı optisyenlerin dedesinin kocamış kurt masallarını anlattığı kocamış kurt büyük,usta,elleri öpülesi Tufan Acar’ın yanında yetiştik.Ondan terbiye aldım. Bu meslek öyle şeylere gebe kaldı ki anlatmakla bitmez.Yazmaya kalsam roman olur.Seçim dönemi çalışmalarında kayıtlı olduğu derneği bilmeyen,yanında çalışan elemana biz hangi derneğe kayıtlıyız kızımmmmmmm diye soran mesnetsiz insanları bende gördüm.Hatta dükkanıma yakın oturan perakende mal satan toptancılar gördüm.Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilen yaşlı kurtlar gördüm.… Read more »

NECATİ ÖNDER
NECATİ ÖNDER
2 Aralık 2013 13:49

NURİ bey yazınızın altına milyon kere imza atarım. Ben mesul müdürüm ama gözlükçüyüm. mesul müdürlük kaldırılsın bizim mesleğin sorunlarının yüzde doksanı kalkar.

Hocaoğlu Optik
SON EKLENEN HABERLER
Her Kurban, Lösemili Çocuklara Can! Her Kurban, Lösemili Çocu...

“O saçları dökülmüş, soluk yüzlü lösemili çocukları görünce ...

En stressiz meslekler belli oldu! En stressiz meslekler bel...

Amerikan ve Türk iki şirketin yaptığı araştırmalardan elde e...

OptisyeninSesi e dergi/ 127.Sayı OptisyeninSesi e dergi/ 1...

Türkiye’ nin optik dijital dergisi, Tüm cihazlarda erişilebi...

Fielmann ABD’de daha da genişliyor! Fielmann ABD’de dah...

Fielmann Group'un iştiraki Fielmann USA, ABD'li gözlükçü zin...

Göz doktorları canlı yayında 70 göz ameliyatı yapacak Göz doktorları canlı yayı...

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve Türk Oftalmoloji Derneği i...

Lens hatası yüzünden 2 günde gözünü kaybetti! Lens hatası yüzünden 2 gü...

Havuz, deniz, jakuzi hatta musluk sularındaki büyük tehlikey...

Esra Beni Eversene! Esra Beni Eversene!

Bir tane bile göz doktoru bir kadın katılmadı ki, kapalım he...

Optisyenlik mesleği üzerine bir araştırma Optisyenlik mesleği üzeri...

Bu araştırmanın amacı, optisyenlik mesleğinde örgütsel bağlı...

Neden Gözlük kaçakçılığı Neden Gözlük kaçakçılığı...

Kaçakçılık, devlet gelirlerini olumsuz etkileyebilir, yerel ...

Türkiye’de lazer cerrahisi neden artıyor? Türkiye’de lazer cerrahis...

Gözlükçüler çağdaş insanlardır.. Çağdaş olmak teknoloji kull...

Magazin HABERLERİ
Web TV