
ABD’NİN “BÜYÜK AKTARMA” ALARMI TÜRKİYE’YE UZANDI! GÖZLÜK SEKTÖRÜ YENİ GÜMRÜK DÖNEMİNE Mİ GİRİYOR?
Beyaz Saray’ın 25 sayfalık raporu Çin mallarının üçüncü ülkeler üzerinden ABD’ye taşınmasını mercek altına aldı. Türkiye de “Tier 2” grubunda.
BEYAZ SARAY’DAN “BÜYÜK AKTARMA” RAPORU
ABD yönetimi, uluslararası ticarette “transshipment” olarak tanımlanan ve ürünlerin gerçek menşe ülkesini gizleyerek üçüncü ülkeler üzerinden ABD’ye gönderilmesini konu alan kapsamlı bir rapor yayımladı.
“The Great Transshipment Scam: Rise, Scope, and Costs” başlıklı 25 sayfalık raporda, bazı şirketlerin Çin menşeli ürünleri üçüncü ülkeler üzerinden ABD’ye göndererek Çin ürünlerine uygulanan daha yüksek tarifelerden kaçınmaya çalıştığı ileri sürülüyor.
WASHINGTON’IN DİKKAT ÇEKTİĞİ YÖNTEMLER
Ürünlerin üçüncü ülkeler üzerinden yeniden gönderilmesi
Gerçek menşe ülkesinin gizlenmesi
Yeniden etiketleme ve ambalajlama
Yanlış veya yanıltıcı menşe beyanı
Üçüncü ülkede sınırlı işlem yapılarak ürünün menşeinin değiştirilmesi
TÜRKİYE NEDEN RAPORDA?
Raporda Türkiye, ABD yönetiminin Çin ile yüksek ekonomik entegrasyona sahip ülkeleri değerlendirdiği “Tier 2” grubunda yer alıyor.
Türkiye bu kategoride Vietnam, Tayland, Malezya, Endonezya ve Brezilya gibi ülkelerle birlikte değerlendiriliyor. Bu sınıflandırma, Türkiye’nin yasa dışı ticaret yaptığı anlamına gelmiyor. Washington’ın dikkat çektiği nokta, Çin merkezli üretim ve tedarik zincirlerinin bazı üçüncü ülkeler üzerinden ABD pazarına ulaşabilme ihtimali.
TÜRKİYE’NİN TIER 2’DE YER ALMASI NE ANLAMA GELİYOR?
Türkiye Çin ile yoğun ticari ilişkilere sahip.
Çin merkezli tedarik zincirlerinde Türkiye’nin önemli bir konumu bulunuyor.
Türkiye üzerinden ABD’ye gerçekleştirilen ihracat daha yakından incelenebilir.
Ancak bu sınıflandırma Türkiye’deki ihracatçıların yasa dışı işlem yaptığı anlamına gelmiyor.
PEKİ GÖZLÜK SEKTÖRÜ BU TABLONUN NERESİNDE?
İşte raporun Türk optik sektörü açısından dikkatle okunması gereken bölümü burada başlıyor.
Beyaz Saray raporunda gözlük, güneş gözlüğü, optik çerçeve veya kontakt lens sektörü doğrudan hedef gösterilmiyor. Raporda bu ürün gruplarına yönelik özel bir yaptırım veya yeni bir tarife açıklanmıyor.
Ancak gözlük sektörünün küresel üretim yapısı nedeniyle konu sektör açısından tamamen ilgisiz de değil. Özellikle Çin’den ürün veya komponent tedarik edilerek Türkiye’de üretim, montaj veya başka işlemler gerçekleştirilen ticaret modellerinde menşe konusu önem kazanıyor.
KRİTİK SENARYO: ÇİN → TÜRKİYE → ABD
Bir gözlük veya güneş gözlüğü Çin’de üretiliyor, Türkiye’ye geliyor ve burada gerçekleştirilen işlemler ürünün gerçek menşeini değiştirecek nitelikte olmadan ABD’ye gönderiliyorsa, Washington’ın yeni yaklaşımı açısından soru işaretleri ortaya çıkabilir.
“TÜRKİYE’DEN GÖNDERİLDİ” DEMEK “TÜRKİYE MENŞELİ” DEMEK DEĞİL
Uluslararası ticarette bir ürünün Türkiye’den ABD’ye gönderilmesi, ürünün otomatik olarak Türkiye menşeli olduğu anlamına gelmiyor.
ABD’nin yeni yaklaşımında ürünün yalnızca son gönderildiği ülkeye değil, nerede üretildiğine ve üretim sürecinde hangi işlemlerden geçtiğine daha fazla dikkat edilmesi bekleniyor.
Bu nedenle ABD pazarına ihracat yapan Türk firmaları açısından ürünün menşeini gösteren belgeler, üretim kayıtları, tedarikçi bilgileri ve üretim sürecinin niteliği daha önemli hale gelebilir.
ABD’NİN SORABİLECEĞİ SORULAR
Ürün gerçekte hangi ülkede üretildi?
Kullanılan hammaddelerin ve komponentlerin menşei nedir?
Türkiye’de gerçekleştirilen işlem ne kadar kapsamlı?
Üreticinin bu miktardaki ürünü üretme kapasitesi bulunuyor mu?
Tedarik zincirinin tamamı belgelenebiliyor mu?
WASHINGTON’IN YENİ RADARI: YAPAY ZEKÂ
Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de ABD gümrük denetimlerinde teknolojinin daha yoğun kullanılacak olması.
ABD yönetimi, “Detective Border” adı verilen yapay zekâ destekli sistemle ticaret hareketlerindeki şüpheli örüntüleri tespit etmeyi hedefliyor.
Sistemin; sevkiyat güzergâhları, ticaret verileri, şirket ilişkileri, ürün bilgileri ve üretim kapasitesi gibi farklı verileri birlikte analiz ederek şüpheli ticaret akışlarını belirlemesi amaçlanıyor.
YENİ DÖNEMİN FARKI
ABD gümrük makamları artık yalnızca “Ürün nereden geldi?” sorusuna değil, “Bu ürün gerçekten bu ülkede üretilebilecek kapasitede mi?” sorusuna da daha fazla odaklanabilecek.
GÖZLÜK VE GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ TİCARETİNDE NEDEN ÖNEMLİ?
Gözlük sektörünün uluslararası tedarik zinciri oldukça karmaşık. Bir ürünün hammaddesi, komponentleri, üretimi, markalama işlemi ve son montajı farklı ülkelerde gerçekleştirilebiliyor.
Bu nedenle bir gözlüğün ticari yolculuğunda “hangi ülkeden gönderildiği” ile “hangi ülke menşeli olduğu” arasındaki fark daha da önem kazanıyor.
ABD’nin yeni denetim yaklaşımı, özellikle Çin bağlantılı tedarik zincirlerinde faaliyet gösteren şirketlerin üretim süreçlerini ve menşe belgelerini daha dikkatli yönetmesini gerektirebilir.
TÜRKİYE SUÇLANIYOR MU?
HAYIR. BU AYRIM ÇOK ÖNEMLİ.
Türkiye’nin Tier 2 grubunda yer alması, Türk şirketlerinin yasa dışı transshipment yaptığı anlamına gelmiyor.
Raporda Türkiye’ye yönelik özel bir gözlük yaptırımı bulunmuyor.
Türkiye’den ABD’ye gönderilen her Çin bağlantılı ürün de otomatik olarak yasa dışı kabul edilmiyor.
Asıl mesele, gerçek üretim ile yalnızca menşe değiştirmeye yönelik işlemlerin birbirinden ayrılması.
TÜRKİYE İÇİN TEHDİT Mİ, FIRSAT MI?
Yeni Amerikan yaklaşımı Türk gözlük sektörü açısından yalnızca risk anlamına gelmeyebilir.
Türkiye gerçekten üretim yapan, katma değer oluşturan ve ürünün önemli bölümünü kendi tesislerinde gerçekleştiren bir gözlük üretim merkezi haline gelirse, küresel markaların Çin dışındaki alternatif üretim merkezlerine yönelmesi Türkiye için yeni bir fırsat oluşturabilir.
Ancak Türkiye yalnızca Çin’de üretilen ürünlerin ABD’ye gönderildiği bir ara durak haline gelirse, yeni denetim sistemi bu kez Türk ihracatçıları açısından ilave gümrük kontrolleri ve belge talepleri anlamına gelebilir.
ASIL SORU ŞU:
Türkiye, Çin ürünlerinin ABD’ye geçiş noktası mı olacak, yoksa küresel gözlük üretiminde gerçek bir alternatif merkez mi haline gelecek?
GÖZLÜK SEKTÖRÜ İÇİN BUGÜN NE ANLAMA GELİYOR?
Bugün itibarıyla Türk gözlük sektörüne yönelik yeni bir ABD vergisi veya yasak söz konusu değil. Ancak Washington’ın ticaret politikasındaki yön değişikliği, ihracatçıların önümüzdeki dönemde daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor.
Özellikle ABD pazarına ürün gönderen firmaların menşe belgelerini, üretim süreçlerini, tedarikçi kayıtlarını ve ürünün hangi ülkelerde hangi işlemlerden geçtiğini daha şeffaf biçimde ortaya koyabilmesi önem kazanabilir.
GÖZLÜK SEKTÖRÜNÜN TAKİP ETMESİ GEREKEN 5 BAŞLIK
1. ABD’nin yeni gümrük ve menşe uygulamaları
2. Çin bağlantılı tedarik zincirlerinin denetimi
3. Türkiye’nin ABD ticaretindeki konumu
4. Gözlük ve güneş gözlüğünde menşe kuralları
5. Yapay zekâ destekli yeni gümrük denetimleri
GÖZLÜK SEKTÖRÜNDE “MENŞEİ” KELİMESİ DAHA ÇOK DUYULABİLİR
Beyaz Saray’ın “The Great Transshipment Scam” raporu bugün için Türkiye’deki gözlükçüler veya gözlük üreticileri açısından doğrudan bir yaptırım anlamına gelmiyor.
Ancak rapor, küresel ticarette önemli bir değişimin işaretini veriyor. ABD artık yalnızca ürünün son gönderildiği ülkeye değil, ürünün arkasındaki tedarik zincirine ve gerçek üretim sürecine daha fazla bakmaya hazırlanıyor.
Türkiye’nin Çin ile güçlü ticari ilişkileri nedeniyle Tier 2 grubunda yer alması da bu nedenle Türk gözlük sektörü açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme.
WASHINGTON’IN MESAJI NET
Artık sadece ürünün nereden geldiğine değil, nerede ve nasıl üretildiğine de bakılacak.









