
103 yıl önce yakılan bağımsızlık meşalesi, bugün de yolumuzu aydınlatıyor.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, yalnızca bir yönetim biçiminin ilan edildiği gün değil; milletimizin özgürlük, bağımsızlık ve kendi geleceğini belirleme iradesinin tarihe kazındığı büyük bir dönüm noktasıdır.
BİR MİLLETİN EN BÜYÜK ESERİ
Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde verilen Kurtuluş Mücadelesi'nin ardından, 29 Ekim 1923'te ilan edildi. Bu tarih, milletimizin egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir geleceğe attığı en önemli adımlardan biri olarak hafızalara kazındı.
Cumhuriyet; eşit yurttaşlığın, çağdaşlaşmanın, bilimin, eğitimin ve özgür düşüncenin temel dayanaklarından biri oldu. Aradan geçen 103 yılda Cumhuriyetimizin değeri, her kuşağın omuzlarında taşınan ortak bir sorumluluk ve gurur kaynağı olarak varlığını sürdürdü.
CUMHURİYETİMİZİ AYNI HEYECANLA YAŞATIYORUZ
Bugün meydanlarda dalgalanan Türk bayrakları, çocuklarımızın gözlerindeki umut, gençlerimizin geleceğe dair hayalleri ve milletimizin ortak sevinci, Cumhuriyetimizin yaşayan değerini bir kez daha ortaya koyuyor.
Farklı düşüncelerimiz, mesleklerimiz ve yaşam biçimlerimiz olabilir. Ancak bağımsızlık, demokrasi, hukuk, ortak geleceğimiz ve Cumhuriyetimizin kazanımları etrafında buluşmak, hepimizin taşıdığı büyük bir değerdir.
Cumhuriyetimizi korumak ve gelecek kuşaklara daha güçlü biçimde aktarmak; ülkemizi bilgiyle, emekle, adaletle ve dayanışmayla ileriye taşımakla mümkündür.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını ve vatanımız için fedakârlık gösteren bütün şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Cumhuriyetimizin 103. yılında, ülkemizin dört bir yanında aynı gurur, aynı umut ve aynı coşkuyla kutluyoruz.
Sektörün Gören Gözü, Duyan Kulağı






