
Bundan on yıl öncesine kadar daha çok bireysel olarak yapılan gözlük mağazacılığı, organize bir yapıya dönüştü. Şişli Optik, Kuz Optik, Göz Grup gibi ulusal zincir mağazaların yanı sıra uluslararası gruplar, satın almalarla İstanbul, Ankara, Bursa’da büyümeye başladı. İzmir, Adana, Gaziantep gibi illerde ise tüketiciler tanıdık mağaza alışkanlığına devam ettiği için yerel markaların ağırlığı devam ediyor.
Bölgesel şirketler de var
Bu durum uluslararası zincirlerin küçük illerde tutunmasını zorlaştırırken birçok firma, yerel markalarla ortaklık ya da satın alma görüşmeleri yaparak pazarda yer almaya çalışıyor. Alışveriş merkezlerinin Anadolu’ya yönelmesiyle optikçiler Aydın, Denizli gibi illerde de yoğunlaşmaya başladı.
Büyük markaların yanında sadece bölgesinde faaliyet gösteren markalar da bulunuyor.
Hedef 2013’te 300 mağaza
Rekabete çözüm arayan küçükler birleşiyor. Yerli bir firmanın öncülüğünde ortak çatı altında birleşti. İlk yıl için 75 mağaza ve 20 milyon lira ciro hedeflediklerini söyleyen firma yetkilisi “2013’te 300 mağaza açmayı hedefliyoruz. Üç yılın sonunda 110 milyon lira ciro yakalayacağız. En büyük optik zincir olmayı planlıyoruz” diye konuştu.
Türkler yılda 2 milyon güneş gözlüğü alıyor
Türkiye’de 5 bin optik firması var. Bunların 500’ü büyük ölçekli. Yılda 8 milyon gözlük satılıyor. Bunun 2 milyonu güneş gözlüğü, 6 milyonu optik çerçeve. Güneş gözlüğü satışının 1.5 milyon adedi işportada yapılıyor. 70 milyonun üzerindeki nüfusuyla büyük potansiyele sahip Türkiye’de, pazar 2 milyar liraya ulaşmış durumda. Türkiye optik perakende sektöründe, yabancı girişlerinde artış görülüyor.
Hedef 150 mağazaya çıkmak
Fahri Kuz’la birleşen Atasun Optik, İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir, İzmit ve İzmir’deki 61 mağazasını 150’ye çıkaracak. İtalyan De Rigo Group’un distribütörü olarak 1989’da sektöre giren Opmar Optik, yine bu grupla ortak olarak iddiasını güçlendirdi. Göz Grup 50 noktada hizmet veriyor.
İtalyanlar 1700 noktada
İtalyan Luxottica, gözlükte dünyanın en büyük gruplarından. 5.8 milyar euro cirolu grup, 130 ülkede faaliyet gösteriyor. 1995’te distribütörle Türkiye’ye gelen Luxottica, artık yoluna tek başına devam ediyor.
Fransız Essilor firması Türkiye de sektörün büyük cam firmalarını satın almaktadır.
Peşpeşe Optisyenlik Meslek yüksek okulları açılmaktadır.
Sektördeki bu hızlı değişim, yakın gelecekte küçük işletmelerin tek başına mücadele etmesini zorlaştıracaktır.
Çok yakın bir gelecekte değişimi birlikte izleyip göreceğiz.
Yıllardır söylenilen Mesul Müdürlük Sisteminin mesleğimizde olmamasıydı. Eczacılıkta mesul müdürlük sistemi yasal değildir, muvazza sayılır ve tespiti halinde ilgili işletme kapatılır. Bizim mesleğimizde yasaldır, oysa ki iki meslek de sağlık mesleğidir.
Şu saatten sonra bunca zincirler sektöre girmişken, mesul müdürlük sistemini kaldıramazlar. Büyük sermayelerin Türkiye’ye gelişine destek verilen bir ortamda da bunu hükümet de zaten yapmaz.
Gözlükçüler olarak, elimizdeki gücü bilmeliyiz, o güç ise diplomalarımız (ruhsatnamelerimizdir) Fakat yeni fakültelerin açılması ile bol miktarda mezun vererek amaçsadece diploma üretmek için yapılan bu uygulamalar, eğitim amaçlı değildir, Tuğrul UĞURLU TOOMB kongresinde bu konuya da değinmiştir, içi boş eğitim yerine, içi dolu eğitim yapılmalıdır ve bu konuda çalışmalar olmalıdır. Eğitime kimse karşı değil elbette ki ama içi boş eğitimle amaç sadece diploma üretmek mantalitesiyle açılan üniversiteler sadece kalitesiz iş gücü üretir..
Cam sanayisindeki oluşumları görüyoruz, Zincir mağazacılık anlayışını da görüyoruz. En son Luxottica nın da bu işe el atmasıyla birlikte de sektörde şekillenmeler de değişecektir.
Zaten Luxottica bunda dayatmayı yaparken, hep aba altından gösterdiği sopası ve kendince de B Planı hep vardı. Şimdiyse B planı uygulamada.. Ben 2 yıldır Luxotica ile çalışmamı durdurdum, ondan evvel de 2006-2010 yılları arasında çalışmalarım olmuştu. 2010 senesinden sonra da, dayattığı şartları ağır bulduğum için de yeni anlaşmalara girmedim. Ray Ban da satmıyorum, Allah a şükür de ayaktayım. Bir marka ile bir işletme ayakta kalamıyorsa zaten orada büyük bir sorun var demektir…
Bundan sonrası için, Gözlükçülerin en büyük güvencesi Meslek örgütleri olmalıdır ve meslek örgütleri çok akılcı hamleler yapmalıdır. Kooperatifleşme mantığını yürürlüğe sokmamız gerekiyor, Turgut ÇAKAR bu konunun yıllardır hep bu konuda söylemleri olan bir meslek büyüğüm, bu söylemi de bu günler içindi elbette ki ama biz sektör olarak her şeyde olduğu gibi bunda da geç kalmış durumdayız…