a balloon
Optisyenin Sesi
Optisyenin Sesi
Optisyenin Sesi Reklam
Optisyenin Sesi Reklam
Reklamı kapat
Optisyenin Sesi Reklam
Optisyenin Sesi Reklam
Reklamı kapat

Gözlükte Reklam

REKLAM İçinde bulunduğumuz zaman diliminde mücadele etmemiz gereken yeni bir olgu ile karşı karşıyayız.

11 Ağustos 2011 - 18:58 'de eklendi ve 5246 kez görüntülendi. A+A-

Gözlükte Reklam

Reklam… Bu unsur her ne kadar bazıları için farkına varmakta geciktiğimiz önemli bir kavram olarak lanse edilse de bizler bu kavramın farkındaydık.turgutcakar

Mesleki  yıkımın başladığı 2000 li yıllardan beri bu kavramın yaşattığı sıkıntıları hissediyorduk.

Öncelikle reklamın genel kabul görmüş bir tanımını yapalım: “ Bir işletmenin ürünleri veya hizmetleri hakkında hedef kitleleri satın alma eylemine yöneltmek ve ürünün tüketicisi olmalarını sağlamaktır. Asıl amaç mal ve hizmetlerin satışını artırmaktır.”

Gözlüğün tanımı nedir,  “ Bir uzman hekim tarafından yazılan reçete ile kişiye özel olarak imal edilmiş görmeye yardımcı sağlık gereci.”

5193 Sayılı Optisyenlik Hakkındaki Kanun1. Maddesi: “ Bu kanunun amacı; fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere, optisyen unvanının kullanılması, optisyenlik mesleğinin icra edilmesi ve optisyenlik müessesesinin açılması ve işletilmesiyle ilgili usul ve esasları düzenlemektir.” Dikkat etmeniz gereken nokta bu işte. Kanun tarafından bize fertlerin, dolayısıyla toplumun sağlığını korumak görevi verilmiş bulunuyor. Bu doğrultuda olaya baktığımızda sadece bizim mesleğimizle ilgili değil insan sağlığından söz ediyoruz ve bu nedenle sağlıkta ticari kaygılardan dolayı reklama karşıyız.

Evet, sattığımız ürünler ve iş yerlerimizin fiziki konumu, ticari bir emtia ve ticarethane gibi görünse de bizler sağlıkçıyız.

Temel görevimiz:
·         Gözlük kullanıcısının tedavisine doğru katkı sağlamak.
·         Gözlük kullanıcısının yaşam kalitesini ve toplumsal refahının sağlanmasında mesleki katkıda bulunmak.
·         Ülkeye sosyal ve ekonomik açıdan yük oluşturacak eylemlerden kaçınmak.
·         İnsan sağlığını korumak adına sahip olduğumuz misyonun gereğini yerine getirmek.
OTC olarak anılan ve tezgah üstü satılarak ilaç dışı bırakılan ürünlerin yapılan reklamlarla bilinçsiz kullanılmasının insan hayatını tehdit ettiğini ve ölümlere neden olduğunu hepimiz haberlerde okumuşuzdur.

Bizler lazer ameliyatları ile değil onların etik dışı reklamları ile mücadele etmedik mi? Sayın Taylan Küçüker Göz hekimleri ile yaptığı bir televizyon programında halkı yanıltıyorsunuz,  insan gözünün kartal gözünün yeteneklerine sahip olması için diyerek başladığı sözüne, yanında getirdiği iki portakalı gözüne götürüp kartalda çift makule var, insanın kartal göze sahip olması için bu portakal büyüklüğünde bir göz anatomisine sahip olması gerekir diyerek ve halkı nasıl kandırdıklarını göstererek sözünü bitirmemiş miydi?

Reklamlarla ilgili olarak toplum sağlığını tehdit eden binlerce örnek sunulabilir bu nedenledir ki bizler sadece gözlükte değil sağlıkta reklama hayır diyoruz.

Şimdi mesleğimiz ile ilgili çekincelerimize gelelim:
Düşünün bir firma milyonluk reklam bütçesi ile bir kampanya başlattı. Peki, görme kusuru olmayan bir kişi reklamı gördü diye gidip gözlük alacak mı? Tabii ki hayır. Hedef kitle belli, uzman bir hekimin yazdığı reçeteye sahip kişiler.

Var olan hedef kitleye ve yürürlükteki mevcut yasaya göre doğru reklam yapmanın imkanı var mı? Yok. Ne denecek, “En iyi gözlüğü ben yaparım.” Gözlük yapmanın standartları belli. Hepimiz aynı teknoloji ve teknik bilgi ile bu işi yapıyoruz. “En iyi ölçüleri ben alırım( hatta odak ölçüsünü aldığını idea eden cahillerde var)”. Yok öyle bir şey hepimiz aynı hesaplamalar ile ölçü alıyoruz. “ Uzman, eğitimli personelle gözlükleriniz yapılır.” Kanunlara göre zaten her optisyenlik müessesesinde bir optisyen olması şart, bu da olmaz.

Tamam, can alıcı noktaya geldik; “Fiyatta reklama gitmek.” Peki,gidenler mutlaka hatırlarlar, Sayın Hayrettin Zengin hem derslerinde hem de seminerlerinde fiyatta rekabete giden firmalar kendilerine Karacaahmet’te yer ayırsınlar diyordu. Bu türde reklam verenler de böyle bir olgunun var olduğunu zaten biliyorlar. Öyleyse reklam neden yapılıyor?

Tüccar mantığı ile hareket edenler daha fazla kazanmak için yapıyorlar bu reklamları.
Yüksek kiralı mağazaları, donanım maliyetleri, merkez büro çalışanları, personel giderleri, mesul müdür maliyetleri ve güçlü stokları ile bizden çok daha maliyetli işletmecilik sabit masraf yükleri var.Milyon liralık reklam maliyetini de çıkarmak zorunda olduklarını düşünürsek, artık onlar için sağlığın önemi bitmiştir. Şimdi iki hedefleri var bir yaşamlarını sürdürmek, iki kendilerinin dışında kalanları toplu katletmek. Strateji bunun üzerine kurulur. Ve burada reklamlar devreye girer.

Artık reçete sağlık ihtiyacı olmaktan çıkmıştır. O bir maden haritasıdır ve bu maden en verimli şekilde değerlendirilmelidir.

Elinde reçetesi ve reklamlardaki uygun rakamlara kanarak mağazaya giren hastanın, talep artırmaya yönelik baskılarla ve diğer optisyenlik mağazalarında olamayan bizim kaplamalarımız platin,altın gibi yalanlarla yanıltarak; yaşını, mesleğini ve sosyokültürel yapısını değerlendirmeden çok odaklı camlarla tüketicinin cebindeki parayı sonuna kadar almaya çalışmak zorundadırlar.

Bu satış tekniği ahlaki olmadığı gibi sağlıklı da değil. Yaşı oldukça ilerlemiş bir bayana hiç ihtiyacı olmadığı halde çok odaklı bir cam önerip sadece parasını almak için böyle bir satışa girdiğinizde, yarın uyumdan dolayı çektiği sıkıntılarla yüzleşecek ve belki de düşüp kalça kemiğini kıracaktır. Bu bayan:

·         Reçeteden istediği verimi alamamış olacak.
·         Gözlüğün yaşattığı sıkıntılardan dolayı yaşam kalitesi düşecek.
·         Kırığının tedavisi belki de protez giderleri sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacağı için hem birey hem de devlet ekonomik zarara uğrayacak.
·         Ve en önemlisi bizler reklam maliyetimizi kazanca çevirmek için üstlenmiş olduğumuz sağlıkçı misyonundan vazgeçip tüccar olmuş olacağız.

İnsan sağlığı için, sağlıkta reklama hayır.

Bir diğer konu da güneş gözlüğünde reklam.
Böylesi bir konuda reklam değil soykırımdan söz edebiliriz. Aynı anda hem tedarikçi hem de perakendeciliğe soyunmuş firmalara karşı istediğiniz kadar reklam verin. Sadece kendi yok oluşunuzu hızlandırırsınız. 10 000 adet ürün ithal eden firma bunu 100 birime size satıyor. Sonra bu firmalar yüksek alım gücünü kullanarak sizlerden çok büyük ıskontolar ve vadelerle ürün harmanlayıp, reklama giriyorlar. %50 %60 indirimlerle her yere reklam veriyor farklı kurumları kampanyalarına dahil ediyorlar. Peki, biz reklamlarla uğraşmayalım diyelim ki reklamlar serbest kalsın. Sizler ne yapacaksınız? Bu adamlar hem tedarikçi olarak sizden para kazanıyor hem de perakendeci olarak sizin pazarınızı paylaşarak buradan da para kazanıyor.

Ya da sezon başında yüklü olarak bir markadan ürün aldınız ve diyelim ki birim maliyeti 200 TL olsun KDV + işletme maliyeti + kar = ürün fiyatı tamam satışa hazırsınız.  Sezon başlar başlamaz sözde sektörün dinamiği bir firma reklam kampanyasına başladı:”Bir alana bir bedava ya da %50 ve üzeri ıskonto.”  Şimdi siz ne yapacaksınız rekabet var ya hadi sizde kampanya ve reklam hazırlığına girin. Sezonun sonu geldi ürünü aldığınız firmanın pazarlamacısından daha az kazanmış olduğunuz gibi ödeme ve işletme riskini de üstlenmiş olacaksınız. Sonuçta ürünü satın aldığınız firmayla rekabet etmek zorunda kalıyorsunuz.

Çevrenize bir bakın Sanayi ve Ticaret Bakanlığının öngördüğü şekilde sezon sonunda ve mevzuata uygun kampanya yapan var mı?

Değerli arkadaşlar tüm sağlıkta olduğu gibi bizim mesleğimizde de reklama hayır.
Yaşamak için hayır.
Kazanmak için hayır.
Yasa ve yönetmelik hayır dediği için hayır.

 

Turgut ÇAKAR

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Yakın gözlüğüne alternatif damla eczane raflarında yerini aldı Yakın gözlüğüne alternatif damla eczane ...

Damlanın 40 yaş üstü bireylerde daha etkili olduğu ve 6 ile 10 saat arasında görme bozukluğunu giderdiği belirtildi....

Dikkat, konjonktivit mevsimi başladı! Dikkat, konjonktivit mevsimi başladı!

İçimizi ısıtan bahar aylarına geçiş döneminde uyanan doğa, mucizelerinin yanında beklenmedik sorunları da beraberinde getirebiliyor....

2024 yılı stajyer maaşı ne kadar? 2024 yılı stajyer maaşı ne kadar?

İş dünyasına adım atmak, öğrenmek ve deneyim kazanmak isteyen birçok genç için staj, kariyer yolculuğunun en önemli adımlarından biridi...

Mesul Müdürlerin İzin Hakkı Mesul Müdürlerin İzin Hakkı

Ve yaz geldi. Optisyenler izini hakketti. Şimdi izinler nasıl kullanılacak? Bilinen adıyla işçi olanlar 4857 sayılı İş Kanunu kapsamınd...

HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTERMİSİNİZ?(6 Yorum)
Subscribe
Bildir
guest

6 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
gülali gürer malatya dert baş
gülali gürer malatya dert baş
20 Kasım 2011 21:39

sayın üyeler mağaza zincirlerine bakarmısın bir alana bir bedava yok zezon sonu tüm gözlükte indırım başladı 25 tl gözlük lens alana sulusiyon bedava malatyada dayanamadısordum nıye yapiyorsunuz bu yakışıksız reklamlari aldığim cevabe bakın bız ılyakı malaytada para kazanmamız önemli değil burda zerar ederiz başka bölgede kazanırız can larım işte düşünceleri inanin çoğnun mesul müd yerlerınde bile değil sayın üyeler size çok önemli bir haber vereyim bazı federesıyonlar sanki çok önemli bir iş yapmışlar lise mezunu olan kişilerl gözlük ruhsatı için çek cumhuriyetıne göndermişler eğer bu konuda ülkemize ihtiyaç varsa optisenlik okullarımız vardır kendi ünüverstede okusunlar tüm meslektaşlarıma saygılarımla gülali gürer… Read more »

Elif
Elif
16 Eylül 2011 20:05

Turgut Bey söylediklerine katiliyorum.. Ben yurt disinda optisiyenlik okulunda okuyorum ve bu yaz turkiyede staj yaptim. Turkiyede bence optik setorune verilen deger cok dusuk ve cok optisiyen bunu sadece ticari bir meslek olarak goruyor. Ve bu yuzden reklam yapmak sakincali oluyor, dediginiz gibi sadece maddi boyutu dusunulup saglikci oldugumuz unutuluyor. Biz cok degerli bir meslek yapiyoruz, ticaretle sinirli olmayan bi meslek.
Fransada cok reklam yapiliyor bazi kurallar cercevesinde, ve optik sektorune verilen deger cok yuksen. Soylemek istedigin sey bu : Eger optisiyelige deger verilip ve herkez durustce bu isi yaparsa, Reklamda mumkun olabilir.

HAKAN
HAKAN
15 Ağustos 2011 12:10

Elinize ve ağzınıza sağlık Turgut Bey;
Ne zaman Adam oluruz ?
Sektörümüzü ilgilendiren bu tür yazıları okuyup takip ettiğimiz zaman,
Bu yazılanlar karşısında yapıcı, çözümcü yorumlar yaptımız zaman,
Ve bütün bunların eşittirinde bir şeyleri değiştirmeden adam olamayız.

Ramazan Özmutlu
Ramazan Özmutlu
14 Ağustos 2011 14:32

Sayın Turgut ÇAKAR yazınız çok güzel son noktasına kadar altına imza atarım. am bız meslektaşlarımız olarak neler yapıyoruz hep birbirimizin kuyusunu kazmaya devam etmıyormuyuz yan optıkçı %50 ındırım yaptı bız ne yaptık 1 alana 1 bedava malıyet hesabını yapmaktan aciz biz optıkçıler kendi sonumuzu hazırlamadık mı acaba ? sevgili dernek yöneticileri a dernegı b dernegı farketmez cıkıp uyelerını tek tek dolasıp magazaları yerınde gorup neler yaptıklarını ne zaman denetledınız ? diyebilirisiniz bizler her uyemıze nasıl erıselım bu denetleme işi bizim işimiz değil ? haklısınzı ama eczacı odalarınında denetleme gorevlerı degıl ama sgk denetlemelerınde 1 ecz tahsıs edıp uyelerının haksızlıga ugramasını… Read more »

yaset
yaset
12 Ağustos 2011 08:44

harika bir düşünce ve harika bir yazı tebrik ederim amaa,o zaman gözlüçüler bir veya iki mağazası olan yani(küçük) meslektaşlarımız, 1.lens çünki büyük gözlükçüler sizden çok daha ucuza alıp çok daha ucuza satarsa hatta göz doktorları bile sizden çoook daha ucuza alıp çook daha ucuza satıyorsa sizin lens satışınızı hesaplayın buna ne yapmak lazım.! 2 büyük küçük giyim mağazalarından tutunda saatçilere kadar hemen hemen çoğu parakendeci olan çoğu mağazalarda güneş gözlükleri ve büyük diye tabir edilen gözlükçüler senin aldığın fiyata satış yaparsa,! buraya yazsam sığmayacak kadar çook sorun var,önce kendimizi hesaba çekelim sonra gözlükçülerden başka her mağazaya ve doktorlara satış yapan… Read more »

NURİ ÖZKUL
NURİ ÖZKUL
11 Ağustos 2011 20:27

TURGUT BEY SİZE YÜREKTEN KATILIYORUM.GÜZEL BİR YAZIYDI.TEBRİKLER.

BU KONUDA DERNEKLERLE ORTAKLAŞA BİLİNÇLENDİRME ÇALIŞMALARINA -TOPLANTILARINA İHTİYAÇ VAR DİYE DÜŞÜNÜYORUM . ECZ.NURİ ÖZKUL

Hocaoğlu Optik
SON EKLENEN HABERLER
Yakın gözlüğüne alternatif damla eczane raflarında yerini aldı Yakın gözlüğüne alternati...

Damlanın 40 yaş üstü bireylerde daha etkili olduğu ve 6 ile ...

Dikkat, konjonktivit mevsimi başladı! Dikkat, konjonktivit mevs...

İçimizi ısıtan bahar aylarına geçiş döneminde uyanan doğa, m...

2024 yılı stajyer maaşı ne kadar? 2024 yılı stajyer maaşı n...

İş dünyasına adım atmak, öğrenmek ve deneyim kazanmak isteye...

Mesul Müdürlerin İzin Hakkı Mesul Müdürlerin İzin Hak...

Ve yaz geldi. Optisyenler izini hakketti. Şimdi izinler nası...

Sivas’ ta Bayramlaşma Sivas’ ta Bayramlaş...

Valimiz Sn. Yılmaz Şimşek'in ev sahipliğinde, düzenlenen bay...

‘Gözlük’lere dikkat! ‘Gözlük’lere dikkat!...

Ülkemizde gözlük sektörü milyonlarca dolarlık önemli bir sek...

Gözlük takmak kazancı artırıyor! Gözlük takmak kazancı art...

Bangladeşli işçilerin katıldığı bir araştırmada gözlük kulla...

Güneş gözlüğünüzü 2-3 yılda bir değiştirin! Güneş gözlüğünüzü 2-3 yıl...

Nasıl ki lens veya numaralı gözlüklerinizi yeniliyorsanız, g...

Kadir Gecesi Kadir Gecesi

Kadir Gecesi, İslam inancına göre Kur'an'ın, Allah tarafında...

2024’te fuarcılık hizmetlerine 83 milyon TL bütçe 2024’te fuarcılık hizmetl...

İzmir Ticaret Odası (İZTO) 2023 yılında fuarcılık hizmetleri...

Magazin HABERLERİ
Web TV