OptisyeninSesi
OptisyeninSesi
Optisyenin Sesi Reklam
Optisyenin Sesi Reklam
Reklamı kapat
Optisyenin Sesi Reklam
Optisyenin Sesi Reklam
Reklamı kapat

Göz Muayenesi İçin Başvuran Olguların Değerlendirilmesi

Günümüzde, gelişmekte olan ülkelerdeki körlüklerin % 80’i koruyucu ve/veya uygun tedavi edici yöntemlerle, ortadan kaldırılabilir. 

07 Ekim 2017 - 12:27 'de eklendi ve 898 kez görüntülendi. A+A-

Göz Muayenesi İçin Başvuran Olguların Değerlendirilmesi

Aysun İdil- WHO’nun körlükle ilgili olarak geliştirdiği epidemiyolojik modellere dayanarak yapılan tahminlere göre, dünyada bir milyonu çocuk olmak üzere 27-35 milyon kör insan yaşamaktadır.

Ancak körlüğün dağılımı homojen olmayıp, % 90’ı gelişmekte olan ülkelerdedir. Gelişmekte olan ülkelerdeki körlük oranı, gelişmiş ülkelere kıyasla 10-20 misli daha yüksektir (8).
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde körlük prevalansmdaki farklılığın yanısıra, körlüğe yol açan nedenlerin öncelik sırası da farklıdır.

Günümüzde, gelişmekte olan ülkelerdeki körlüklerin % 80’i koruyucu ve/veya uygun tedavi edici yöntemlerle, ortadan kaldırılabilir. WHO’nun ‘Körlüğün. Önlenmesi Programı’, körlüğün majör sebeplerinin kontrol altına alınması ve temel göz sağlığı hizmetlerinin birinci basamak sağlık hizmetlerine entegrasyonunu amaçlamaktadır.

Ülkemiz, oftalmolojinin tedavi edici hizmetleri alanında yüksek teknik standarda ve yeterli insan gücüne sahiptir. Ancak göz sağlığı hizmetlerinin, sadece göz uzmanlarınca verilecek tedavi edici hizmetler olarak algılanması ve birinci basamağa entegre edilmemesi, birçok göz hastalığının ortaya çıkmasını engellemek bir yana, tanı ve tedavisini de geciktirmektedir. Bu durum hem koruyucu göz sağlığı hizmetlerinin yetersizliğine yol açmakta, hem de ekonomik kayıplar ve iş gücü kaybına neden olmaktadır.

* A.Ü. Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Göz Hastalıkları Uzmanı Geliş Tarihi : 13 Aralık 1993 Kabul Tarihi : 2 Mart 1994/ 298 Aysun İdil

AMAÇ
1. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin verildiği Park Eğitim Sağlık Ocağı bölgesinde, göz yakınmaları nedeni ile başvuran hastalan, yaş, cins ve tanılarına göre değerlendirmek ve göz muayenesi isteğinin
hangi gruplarda belirginleştiğini saptamak,

2. Göz yakınmaları nedeni ile başvuran hastalann, ne kadannın birinci basamakta çözümlenebilecek nitelikte olduğunu ve ne kadarının bir göz uzmanı ve göz kliniği donanımına ihtiyaç gösterdiğini araştırmak,

3. Ülkemizde henüz yaygınlaşmamış olan koruyucu göz sağlığı hizmetleri ve önlenebilir körlükler ile ilgili, gelecekte yapmayı tasarladığımız daha kapsamlı çalışmalar için bir ön değerlendirme yapmaktır.

MATERYAL VE METOD
Çalışmada, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Göz Sağlığı ve Hastalıkları Ünitine 15 Ekim 1992 ve 15 Ekim 1993 tarihleri arasında, adı geçen anabilim daluıa bağlı Park Eğitim
Sağlık Ocağı bölgesinden başvuran tüm olgular değerlendirilmiştir. Ünitimiz 7 Ekim 1992 tarihinde kurulmuş olup, Park Eğitim Sağlık Ocağı bölgesinde kayıtlı olan halka., halk sağlığı eğitim programları
sırasında duyurulmuş ve duyurular sağlık evi görevlilerince ev ziyaretleri sırasında yinelenmiştir. Ayrıca çeşitli sağlık kurumlarına bağlı olabilen bu kişilerde ekonomik nedenlerle seçiciliği önlemek
amacı ile gereğinde göz muayenelerinin ücretsiz yapılacağı bildirilmiştir.

Ancak bölgede yürütülen ‘Diabetik Retinopati Prevalansı’ araştırması nedeni ile tüm diabetes mellituslu hastalar sağlık evi görevlilerince özel olarak ünite davet edildiklerinden, kendiliğinden başvuruları değerlendirdiğimiz bu çalışma kapsamına alınmamışlardır.

Göz ünitine başvuran olguların anamııez, öz ve soy geçmişi ile ilgili bilgiler edinildikten sonra, hepsine araştırıcı tarafından göz muayenesi uygulanmıştır. Görme keskinliğinin değerlendirilmesinde Snellen eşeli kullanılmıştır. Tüm olgulara skiaskopi, biyomikroskopi, fundoskopi (gereğinde Goldman’ın üç aynalı lensi ile) yapıldıktan sonra, ileri tetkik ve tedavi gerektiren olgular fakültemiz göz kliniğinde
araştırıcı tarafından izlenmiştir.

Park Eğitim Sağlık Ocağı Bölgesinde Göz Muayenesi İçin Başvuran 3(37 ‘Körlük’ ve ‘Az görme’ değerlendirilmesinde ‘WHO’nun Körlüğün Önlenmesi Programı’ndaki tanımlar esas alınmıştır (2,8).

Buna göre, iyi gören gözde 3 mps (metreden parmak sayma,) veya daha az düzeydeki düzeltilmiş (refraksiyon kusuru giderilmiş) görme keskinliği ‘Körlük’, kötü gören gözde aynı düzeydeki görme keskinliği ‘Tek Taraflı Körlük’, iyi gören gözde 3 mps ile 0,1 arasındaki düzeltilmiş görme keskinliği ‘Az görme’ veya ‘Ciddi Görme Bozukluğu’, kötü gören gözde aynı düzeydeki görme keskinliği ise ‘Tek Taraflı Az Görme’ olarak kabul edilmiştir.

BULGULAR
A.Ü.T.F. Halk Sağlığı Anabilim Dalı eğitim araştırma bölgelerinde bulunan sağlık ocaklarından birisi olan Park Sağlık Ocağı’nm 1992 yıl ortası nüfusu 19.436’dır. 15 Ekim 1992 ve 15 Ekim 1993 tarihleri arasındaki 1 yıllık periyotta, Anabilim Dalımız Göz Sağlığı ve Hastalıkları Üniti’ne bu bölgeden diabetes mellituslu dışında 202 olgu göz yakınmaları nedeniyle başvurmuştur. Yıllık başvuru oranı % 1,04 dür.
Park Sağlık Ocağı bölgesinde 11 sağlık evi mevcuttur. Konut tipi gecekondu olan 4 sağlık evinin nüfusu 7249 {% 37,3), apartman tipi olan 5 sağlık evinin nüfusu 9384 (% 48,3) dür. İki sağlık evi karışık tip
konuta sahip olup, nüfusu 2803 (% 14,4) dür. Sosyoekonomik düzeyin bir göstergesi olarak konut tipinin, göz üııitine başvurma üzerindeki etkisi tablo I’de değerlendirilmiştir.

Ancak bu değerlendirmede hem apartman hem de gecekondu tipi evlerin karışık olduğu iki sağlık evi değerlendirme dışında tutulmuştur. Sadece gecekondudan oluşan bölgede oturanların oranı % 43.6 iken, göz ünitine başvuranlar arasında bu oran % 36.6’ya düşmektedir. Apartman bölgesinde oturanlarda ise Tablo I : Park Sağlık Ocağı Bölgesinde Sadece Apartman ve Sadece Gecekondudan Oluşan Sağlık Evleri ile Bu Bölgelerden Göz Ünitine Başvuranların Dağılımı

Göz Ünitine
Konut Tipi                  Nüfus %                          Başvuranlar %
Gecekondu                 7249                                      43,6                         71 36,6
Apartman                   9384                                      56,4                       123 63,4
TOPLAM                    16633                                   100,0                      194 100,0
p<0,05 t : 2,024

Bu oranlar sırasıyla % 56.4’den % 63.4’e yükselmektedir. Aradaki fark evren oranı anlamlılık testine göre istatistiksel olarak ilişkilidir. Göz muayenesi için, apartman bölgesinde oturanlar, gecekondu bölgesine
göre daha çok başvurmaktadır.

Tablo H’de ocak nüfusu ile göz ünitine başvuranların yaş ve cins dağılımı görülmektedir. Yaş gruplarının, ocak nüfusu yüzdesi ile göz ünitine başvuran gruptaki yüzdesi arasında bir fark olup olmadığı, evren oranı anlamlılık testine göre değerlendirilmiştir. Tablo II : Park Sağlık Ocağı Nüfusunun ve Bunlardan Göz Ünitine Başvuranların Yaş ve Cins Dağılımı

Yaş Park Sağlık Ocağı Göz Ünitine Başvuranlar Grupları E K T % E K T %
(0-4)*                  688 688 1376 7.1 7 5 12 6
(5-14)**             1614 1689 3303 17 16 19 35 17,3
(15-24)***        1853 1838 3691 19 8 26 34 16,8
(25-44)****     3449 3250 6699 34,4 7 27 34 16,8
(45-64)*****   1615 1744 3359 12,3 11 47 58 28,7
(>65)******     508 500 1008 5,2 9 20 29 14,4

TOPLAM 9727 9709 19436 100,0 58 144 202 100,0

% 50.05 49.95 100.0 28.7 71.3 100.0
*p>0,025 t : 0.016 ****p<0,005 t : 6,691
**p>0,05 t : 0,112 *****p<0,005 t : 3,581
***P>0,05 t : 0,836 **,***P<0,005 t : 3,724

(0-4), (5-14) ve (15-24) yaş gruplarında bu farkın anlamsız olduğu görülmektedir. Bu yaş grubundakiler evrendeki oranlarına benzer şekilde göz ünitine başvurmaktadırlar. (25-44) yaş grubu ise ocak nüfusunun % 34.4 ünü oluşturduğu halde, göz ünitine başvuru % 16.8 olup, aradaki ilişki anlamlıdır. Ancak başvurudaki bu azlık, çalışma çağındaki bu grupta, erkeklerdeki az başvuruya bağlıdır. Bu yaş grubundaki başvuruların ancak 1/5’ini erkekler oluşturmaktadır. (45-64) ve (>65) yaş grubunda ise, göz ünitine başvuru anlamlı olarak artmaktadır.

Ancak, erkek cinsiyetteki başvuru yine >45 yaş grubunda 1/3.3 oranındadır.

Park Eğitim Sağlık Ocağı Bölgesinde Göz Muayenesi İçin Başvuran 3(37 Göz ünitine başvuran tüm olguların 58 (% 28,7)’i erkek, 144 (% 71,3)’ü kadındır. (0-14) yaş grubu çacukluk döneminde ocak nüfusunun % 49,2’sini erkek, % 50,8’iııi kız çocuklar oluşturmaktadır. Göz ünitine başvuru bu yaş grubunda sırasıyla % 48,9 ve % 51,1’dir.

15 yaşın üzerindeki başvurularda kadın cinsiyetin oranı belirgin olarak artmaktadır. Ocak bölgesi için 15 yaşın üzerinde kadın nüfus yüzdesi % 49,7 iken, bu vaş grubunda göz ünitine başvuranların % 77,4’ü kadmdır.

Göz ünitine başvuran olguların % 36,6’sı uzağı veya hem uzağı hem yakını iyi görememe, % 11,9’u sadece yakını iyi görememe, % 36,6’sı, sulanma, batma, kanlanma, çapaklanma, kaşıntı gibi yakınmalarla,
% 4,5’u kayma ve/veya göz küresinde asimetri ve/veya çift görme, % 5,9’u ağrı, % 0,5’i travma nedeniyle başvurmuştur. % 4 olgu ise, hiç bir yakınması olmadığı halde kontrol amacıyla gelmişlerdir.
202 olgunun düzeltilmiş görme keskinlikleri iyi gören gözde ve kötü gören gözde olmak üzere tablo IU’de verilmiştir. 12 olgunun yaşları nedeniyle görme keskinlikleri değerlendirilememiş, ancak bu olgularda görme keskinliğini düşürebilecek objektif bir patoloji saptanmamıştır.

Olguların 130 unun (% 64,4) düzeltilmiş görme keskinliği iki gözde de tam derecesindedir. Tablo III : Göz Ünitine Başvuran 202 Olgunun 404 Gözünün iyi Gören ve Kötü Gören Göze Göre Düzeltilmiş Görme Keskinliklerinin Dağılımı Görme Keskinliği İyi Gören Gözde Kötü Gören Gözde Ölçülemeyen Olgular körlük ve az görme açısından değerlendirildiğinde, 2 (% 1) olguda körlük, 6 (% 2,3) olguda tek taraflı körlük saptanmıştır. Ayrıca, 6 (% 2,3) olguda tek taraflı az görme mevcuttur.

Bilateral kör kapsamına giren 2 olgu da erkek olup, 1 olguda körlük nedeni glokom, 1 olguda ise kataraktdır. Tek taraflı körlük saptanan 6 olgunun, 5’i kadın l’i erkek olup, körlük nedenleri, 2’sinde katarakt, l’inde katarakt ameliyatı komplikasyonu, l’inde glokom, Tinde uveit ve l’inde koroid kolobomudur.Tek taraflı az görme saptanan 6 olgunun 3’ü kadın, 3’ü erkek olup, körlük nedenleri 2’sinde katarakt, l’inde Behçet hastalığı, l’inde glokom, l’inde keratokonus ve l’inde refraksiyon kusuruna bağlı ambliyop idi. Refraksiyon muayenesinde 114 (% 56,4) olguda herhangi bir refraksiyon kusuru saptanmadı. Bir olguda keratokonus (kontakt lens kullanıyor), bir olguda afaki operatuvar mevcuttu. Refraksiyon kusuru saptanan 86 (% 42,6) olguda refraksiyon kusurlarının dağılımı Tablo IV’de gösterilmiştir. En sık rastlanan refraksiyon kusuru basit miyopi ve miyopik astigmatizma ve en az rastlanan ise mikst astigmatizmadır.

Olgular uzak gözlük ihtiyacı açısından değerlendirildiğinde : 86 olgudan 28 (.% 32,6)’inin kullanmakta oldukları gözlükler uygun olarak saptanmıştır. 10 (% ll,6)’unun daha önce verilmiş olan gözlükleri
uygun değildi ve 48 (% 55,8)inin refraksiyon kusuru ilk kez saptandı ve ilk kez gözlük verildi. Refraksiyon kusuru olmaksızın sadece presbiyopi saptanan 21 olgudan 16’sınm gözlüğü değiştirildi ve 5’ine ilk kez yakın gözlük verildi.

Ellidört olguda başka bir patoloji olmaksızın sadece refraksiyon kusuru  mevcuttur. Diğer patolojilerle birlikte refraksiyon kusuru olanların sayısı 86’dır. Strabismus saptanan 6 olguda ve ambliyopi saptanan
8 olguda olay refraktif orijinlidir.WHO’nun birinci basamakta çözümlenebilecek durumlar için önerdiği genel sıralamaya göre, olguların 65’i (% 32,2)’si birinci basamakta tanınıp, tedavi edilebilecek olgulardır.

TARTIŞMA
Bir yıllık periotta, Park Eğitim Sağlık Ocağı bölgesinden, ünitimize başvuru oranı % 1.04 dür. Refraksiyon kusurlarının bile toplumda % 2-8 oranında olduğu düşünülürse başvuru oranının ne denli düşük olduğu görülmektedir. Başvuruda, sosyoekonomik düzeyin bir göstergesi olarak, konut tipinin etkin olduğu görülmektedir (Tablo I). Apartman tipi sağlık evlerinden başvuru oranı, gecekondu tipine göre anlamlı olarak daha yüksektir. Yaş grupları başvuru açısından değerlendirildiğinde, (0-4), (5-14) ve (15-24) yaş grupları ocak nüfusundaki yüzdelerine benzer şekilde göz ünitine başvurmuşlardır (Tablo II). Ancak koruyucu göz sağlığı hizmetlerinin etkinliği için özellikle 0-14 yaş grubunun, tümünün temel göz muayenesinden geçirilmesi gerekmektedir. 0-4 yaş grubunda bu muayene, peryodik kontrollara entegre edilmelidir. Böylece yeni doğan devrindeki, doğum travmalarına bağlı göz hasarlanmalarmın, göz enfeksiyonlarının ya da konjenital göz hastalıklarının erken tanı ve tedavisi mümkün olacak ve bunlara yönelik koruyucu önlemler alınabilecektir. Üç yaşından itibaren, peryodik kontrollere görme keskinliği ölçümünün ilavesi bir çok çocukluk dönemi göz hastalığının erken tanısını sağlayacaktır. Özellikle refraksiyon kusurları çocuğun görme bozukluğunu farkedebileceği okul çağma kadar tanınmadığında, bu dönemde irreversibl olan ambliyopilere yol açmaktadır. Bu nedenle şaşılıkla birlikte olan veya olmayan refraksiyon kusurlarının, okul öncesi dönemde saptanması ambliyopinin önlenmesi açısından çok önemlidir. Okul çağındaki çocukların göz kontrolleri ise, okul sağlığı hizmetlerine, entegre edilmelidir. Bu çocuklarda görme keskinliğinin değerlendirilmesi ve temel göz muayenesi ile, juvenil göz hastalıkları ve sıklıkla bu dönemde başlayan miyopinin tesbiti mümkün olabilecektir.

Göz muayenesi için başvuranlarda (25-44), (45-64) ve (>65) yaş grubunun yüzdesi, ocak nüfusundaki yüzdeye göre anlamlı olarak yükselmektedir. Ancak başvuru üç yaş grubunda da kadınlarda daha
yüksektir. Bu sonuç (25-44) ve (45-64) yaş grubunda, erkeklerin çalışma çağında olmaları nedeniyle, sağlık sorunlarını işyerlerine bağlı kurumlarda çözümledikleri şeklinde yorumlanabilir. Ancak emekli
grubu olan, >65 yaş grubunda aynı ilişki devam etmektedir. Zaten genelde morbidite hızının kadınlarda daha yüksek olduğu bilinmektedir. (0-14) çocukluk döneminde ise erkek ve kız çocuklar arasında başvuru oranı benzerdir.Göz ünitine başvuran olgularda, yakınmaların sıklık sırası ile % 36.6 uzağı veya hem uzağı hem yakını görememe, % 36.6 sulanma, batma, kanlanma, kaşıntı, çapaklanma, % 11.9 sadece yakını göreme Park Eğitim Sağlık Ocağı Bölgesinde Göz Muayenesi İçin Başvuran 3(37 me, % 5.9 ağrı, % 4.5 göz küresinde kayma ve/veya asimetri ve/veya çift görme, % 0.5 travma olduğu görülmektedir. Hiç bir yakınması olmadığı halde, kontrol amacı ile gelen % 4 oranının yükselmesi dileğimizdir.

WHO’nun körlük tanımına giren iki olgu mevcuttur. Göz ünitine başvuran olgular için % 1 olarak saptadığımız körlük oranını, Park Sağlık Ocağının genel nüfusuna uyarlayamayacağımız açıktır. Çünkü bölgede körlük kapsamına giren tüm olguların, ünitimize başvurduğunu varsayanlayız.

Ayrıca diabetes mellituslu hastalar araştırma dışında bırakıldığından, çalışmamız diabete bağlı körlükleri kapsamamaktadır. WHO’ya göre toplumların sosyoekonomik düzeyine göre 3 farklı körlük durumu mevcuttur. Birincisi beslenme bozukluğu ve enfeksiyonlara bağlı göz hastalıklarının yaygın olduğu, göz sağlığı hizmetlerinin yetersiz olduğu toplumlardır. Bunlarda temsili körlük oranı % 1 dir. Örneğin Afrika için körlük prevalansı % 1.2 ila % 1.5 dur (5). İkinci grup beslenme bozukluğu ve enfeksiyonlara bağlı göz hastalıklarının kontrol altına alındığı, ancak göz sağlığı hizmetlerinin genelde (özelde katarakt cerrahisi) yetersiz olduğu toplumlar olup, temsili körlük oranı % 0.5 dir. Gelişmiş ülkelerin bulunduğu üçüncü grupta ise körlük modeli tamamen farklı olup, oran % 0.2 dir (7). Ülkemiz ikinci grupta değerlendirilmektedir. Körlük oranı hakkında kesin veriler yoktur. 1985 Genel Nüfus Sayımından elde edilen verilere göre % 0.1 olarak hesaplanmıştır. 1989 da Güneydoğu Anadolu bölgesinde yapılan bir araştırmada körlük oranı % 0.4 olarak bulunmuştur (6).
Gelişmişlik düzeyi körlük nedenlerini de etkilemektedir.

Körlüğün nedenleri tüm dünya için incelendiğinde, % 50 si katarakt nedeni ile oluşmaktadır. Daha sonra sırası ile trahom, glokom, senil maküla dejeneresansı, özellikle çocuklarda olmak üzere kseroftalmı, onkoserkiazis, diabetik retinopati ve lepra gelir. Ancak bu sıralama gelişmiş ülkelerde farklı olup ilk sırayı senil maküla dejeneresansı ve ikinci sırayı diabetik retinopati alır (1,3,4).

Ülkemizde yapılan Güneydoğu araştırmasında, körlüklerin % 50 sinin katarakt, % 15 inin kornea lekeleri ve % 12 sinin glokoma bağlı olduğu saptanmıştır (6).Çalışmamızda körlük ve az görme saptanan 16 gözden 7 (% 44) sinde neden katarakt, 4 (% 25) ünde glokom, 2 (% 12.5) sinde uveit ve geri kalanı diğer nedenlere bağlıdır. Neden sıralamasında öncelik, gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi katarakta aittir.

Körlük ve az görme önlenebilirlik ve tedavi edilebilirlik açısından değerlendirildiğinde : Ameliyat kompikasyonu hariç 6 kataraktlı gözde (% 37.5) bu durum halihazırda ortadan kaldırılabilir niteliktedir, 4’ü glokom, 2’si uveit ve l’i ambliyop olan 7 göz (% 43.7) erken tanı ve tedavi ile görme düşüklüğünün önlenebileceği ancak şu anda irreversibl olan durumlardır. İki (% 12.5) gözde ise (1 keratokonus ve 1 koroid kolobomu)olay konjenitaldir.

Refraksiyon muayenesinde % 56.4 olgu emetropdur. Ametropi olan olgularda refraksiyon kusurlarının dağılımı tablo IV’de görülmektedir. Bu olguların % 55.8 inde refraksiyon kusuru ilk kez saptanarak gözlük verilmiş, % 11.6 sının ise kullandıkları gözlüğün uygun olmadığı belirlenmiştir. Olguların sadece üçte biri refraksiyon kusurlarına uygun gözlük kullanmakta olduğu saptanmıştır.

Göz ünitine başvuran olgular tanılarına göre değerlendirildiğinde, en sık kapak ve konjuktiva hastalıklarına (% 27.2) rastlanmaktadır. Ancak pür refraksiyon kusuru saptanan % 26.7 olguya, refraktif orijinli olan ambliyopi (% 4), strabismus (% 3) ve yaşa bağlı fizyolojik bir optik değişim olan presbiyopi (% 10.4) de katılırsa, olguların % 44.1’inin refraksiyon muayenesi ile çözümlenebileceği görülmektedir.

Olguların % 32.2 si WHO’nun önerdiği sıralamaya göre birinci basamakta tanınıp, tedavi edilebilecek olgulardır. Bu sonuca göre, bir göz uzmanma, göz yakınmaları nedeni ile başvuran olguların yaklaşık
üçte birinin, birinci basamakta tanı konup, tedavi edilebileceği söylenebilir. Ancak birinci basamakta hizmet veren pratisyen hekimin, WHO’nun ‘göz sağlığı hizmetlerinin birinci basamağa entegrasyonu’
önerisini göz önünde bulunduran ve ülke şartlarına uyan bir tıp eğitimi almış olmasının gereği unutulmamalıdır. Ayrıca bu eğitim meızuniyet sonrası dönemde de etkin programlarla desteklenmelidir.
Park Eğitim Sağlık Ocağı Bölgesinde Göz Muayenesi İçin Başvuran 3(37 ÖZET Çalışma, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Göz Sağlığı ve Hastalıkları ünitine Park Eğitim Sağlık Ocağı bölgesinden bir yıllık peryotta, göz muayenesi için başvuran 202 olguyu kapsamaktadır.
Göz muayenesi için başvuruda konut tipi, yaş ve cinsiyetin etkisi incelenmiştir. Ayrıca başvuran olgular körlük, az görme ve oftalmolojik tanı açısmdan değerlendirilerek, üçte birinin birinci basamakta
elenebileceği saptanmıştır.

SUMMARY
The Evaluation of Cases Applied for Ophthalmologic Examination in Park
Primary Health Çare Area
In this study, 202 cases applied for ophthalmologic examination to Ankara University Public Health Department, Preventive Ophthalmology
Unit, from Park primary health care area, during one year period were evaluated.
Effects of age, sex and type of living conditions were examined.
Also blindness, low vision situation and ophthalmological diagnosis were determined. It has been established that one third of these cases
can be eliminated by primary health care services. Key VVords : Primary health care, Basic Ophthalmologic examination, blindness and low vision.

KAYNAKLAR
1. Cullinan TR : The Epidemiology of Blindness in ‘Clinical Ophthalmology’ ed. Sir Stephan Miller, Wright, Rrist.ol, Cbap 23 • 571-578, 1987.
2. Foster A Johnson GJ : Magnitude and Causes of Blindness in the Devoloping World, Intermational Ophthalmology 14 : 135-140, 1990.
3. Kahn HA Moorhead HB : Statistics on Blindness in the Model Reporting Area, 1969, 1970, US Department of Health Educ. and Welfore Publ. no (NIH) 73-427, Washington DC, US Govt Printing Office, 1973.
124 Aysun İdil
4. Klein BE Klein R : Catarctas and Macular Degeneration in Older Americans, Arch. Ophthalmdl, 100 : 571-3, 1982.
5. Loewanthal R Pe’er J : A Prevelance Survey of Ophthalmic Disease among the Türk ana Tribe in Norh-West Kenya, British Journal of Ophthalmology, 74 : 333-340, 1990.
6. 2000 Yılında Herkese Sağlık, Türkiye Milli Sağlık Politikası, T.C. Sağlık Bakanlığı, 74, 1990.
7. Thylefors B : Primany Eye Care and Design of the WHO Programme for the Prevention of Bliııdness, from the World Health Organization Programme for the Prevention of Blindness, 12-15, Geneva, Switzerland, 1990.
8. Thylefors B : The World Health Organization’s Programme for the Prevention of Blindness, International Ophthalmology, 14 ; 211-219, 1990.
9. Eigtht General Programme of Work covering the period 1990-1995. Geneva : World Health Organization : Health for All’Series, No. 10 : 209, 1987.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÜTS kayıdı nedeniyle Medula Optik sistemine girilemeyen reçeteler sorunu! ÜTS kayıdı nedeniyle Medula Optik sistem...

ÜTS uygulaması ile entegre edilen Medula Optik sistemi, ÜTS sistemini muhtelif nedenlerle aktif etmeyen optisyenlik müesseselerinin, me...

Optik ürünlerin kredi kartlı satışlarında yeni düzenleme Optik ürünlerin kredi kartlı satışlarınd...

Sağlık ürünü satışlarında kullanılmak üzere 9 taksite kadar taksitli satışa imkan veren yeni düzenleme yapıldı....

TOOMD Üyeleri ile Kahvaltıda Buluştu TOOMD Üyeleri ile Kahvaltıda Buluştu

TOOMD üyeleri, güzel bir sonbahar gününde 15 Ekim 2017 Pazar günü Üsküdar'da kahvaltı programında buluştu....

Federasyon Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Nuri Gizer, Başkan Yardımcısı H.Fatih İşçimen ve Eğitim Mevzuat Komisyonu Başkanı Taylan Küçüker İstifa etti Federasyon Yönetim Kurulu Başkanı Kamil ...

Bu yazıyı okuyanların pek çoklarının anlayamayacağı, her türlü maddi faydadan uzak bir dostluk içinde kader birlikteliği yapmış olan bi...

HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTERMİSİNİZ?(Yorum Yok)

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Gezginin Dünyası
SON EKLENEN HABERLER
ÜTS kayıdı nedeniyle Medula Optik sistemine girilemeyen reçeteler sorunu! ÜTS kayıdı nedeniyle Medu...

ÜTS uygulaması ile entegre edilen Medula Optik sistemi, ÜTS ...

Optik ürünlerin kredi kartlı satışlarında yeni düzenleme Optik ürünlerin kredi kar...

Sağlık ürünü satışlarında kullanılmak üzere 9 taksite kadar ...

TOOMD Üyeleri ile Kahvaltıda Buluştu TOOMD Üyeleri ile Kahvalt...

TOOMD üyeleri, güzel bir sonbahar gününde 15 Ekim 2017 Pazar...

Federasyon Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Nuri Gizer, Başkan Yardımcısı H.Fatih İşçimen ve Eğitim Mevzuat Komisyonu Başkanı Taylan Küçüker İstifa etti Federasyon Yönetim Kurulu...

Bu yazıyı okuyanların pek çoklarının anlayamayacağı, her tür...

Cinayet Var! Cinayet Var!

Avrupa'nın değişik şehirlerinde gözlük pazarlamacılığı yapan...

Taziye Teşekkür Mesajı Taziye Teşekkür Mesajı

Tedavi gördüğü hastanede 87 yaşında ebediyete intikal eden d...

Öğretmenlere göz tarama uygulaması semineri verildi Öğretmenlere göz tarama u...

Kızılay Muş Şubesi ve Tüm Optik ve Optometrik Meslek Adamlar...

SGK, 2017 Temmuz Ayı Reçete Bedelleri Ödemesi SGK, 2017 Temmuz Ayı Reçe...

Kurum ile Bankaların protokolleri sona erdiği için artık ban...

Göz kusurlarıyla okul başarısı arasında ilişki var! Göz kusurlarıyla okul baş...

Uzmanlar okula giden çocukların başarısını doğrudan etkileye...

12 Ekim Dünya Görme Günü 12 Ekim Dünya Görme Günü...

Dünya çapında 8 milyon insan düzeltilmemiş kırma kusurlarınd...

Magazin HABERLERİ
Web TV