Optisyenlik adına son iki büyük hayalime bu fuarda daha da yaklaştığımı görmüş olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
09 Aralık 2017 - 15:09 'de eklendi.
Bu fuarın, konuştuğum birçok kişi, kuruluş ve özellikle kendi adıma çok başarılı geçtiğini söyleyebilirim.
Hele ki optisyenlik adına son iki büyük hayalime bu fuarda daha da yaklaştığımı görmüş olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Bunlardan biri tahmin ettiğiniz gibi müze çalışmaları. Diğeri de yerli sanayinin ve sermayenin etkin güç olduğuna tanık olmak.
Müze çalışmaları için söylenecek çok şey yok. Takip edenlerin gördüğü gibi geçen yılla bu yıl arasında büyüme hemen göze çarpıyor. Meslektaşlarımın teveccühü ve katkı sağlama isteğini görünce bir sonraki serginin çok daha farklı olacağını vadedebiliyorum. Herkes elinden geldiği kadar destek veriyor.
Öncelikle meslek için yapılan bir çalışmada hiç kimsenin ben merkezci davranmadığını, rol kapma çalışması içinde olmadığını burada çok net görebiliyoruz.
Değerli dostum Erol Harbi kendi koleksiyonunun en değerli iki parçasını hiç tereddüt etmeden sergiye verdi. Abdülnasır Vatansever, Değerli hocam Şerif Kirişçi. Can Akyol ve birçok değerli kişi fuar günü katkı sağlayarak anlam kattılar. Sayın Mehmet Tekten ile birlikte çıktığımız bu yolda dostlarımızın desteği ile her gün daha da büyüyoruz. Ve elbette en önemli katkıyı yapan ve sergi altyapısını hazırlayan, artan maliyetimizi göğüsleyen Gökhan Şahin ve Banu Baran’a teşekkürler…
Şimdi asıl mutluluğa gelelim. Yıllar önce üç dolar koruma önlemi konuşulup tartışılırken, Çin gerçeği diye bir yazı yazmış arkasından da kuruma koruma önlemi yerine, farklı bir öneride bulunan bir rapor yazmıştım.
Detaya girmeden ana başlıkları ile bu raporda devletin:
• Yerli sanayiye vergi, enerji ve işçi maliyeti için destek vermesini,
• Markalaşma ve marka imajını koruması için destek vermesini,
• Haksız rekabet koşullarını ortadan kaldıracak düzenlemeler yapmasının daha faydalı olacağını yazmıştım.
Tüm bunlar yapıldıktan sonra Türkiye’nin Ortadoğu’nun, Asya Türki Cumhuriyetlerin, Afrika’nın ve Balkanların Çin’i olabileceğini, yüz milyonlarca nüfuslu bir pazarın vazgeçilmezi olacağını söylemiştim. Şöyle bir düşünün, Bulgaristan’da bir firma İstanbul’da istediği ürün ve fiyatta mal bulursa neden Türkiye üzerinden uçarak dünyanın öbür ucuna gitsin?
İşte bu fuarda bunu gördüm. Azerbaycan, İran ve Balkanlar’dan gelen birçok kişi ile konuştum. Hatta bu ülkelerden ikisinden de davet aldım. Konuştuğum tedarikçi arkadaşlarım oldukça mutlu olduklarını fuardan bekledikleri verimi aldıklarını söylediler.
İnternet satışı yapan yerli ve ithal ürün gamı bulunan bir depo sahibi fuara risk alarak geldiklerini ve beklemedikleri bir ilgi ile karşılaştıklarını söyledi.
İhracat bağlantısı kuran arkadaşlarımın söyledikleri beni farklı şekilde mutlu etti. Doğru ürün üreten. Bu ürünle doğru pazarlama ve politika teknikleri ile pazara çıkılıyorsa başarı geliyor.
1980’li yıllardan bugüne kadar tüm fuarlara giderim. Fuarlara benim kadar sık gidenler bilirler ki fuarlar her yıl gelişir ve güzelleşir. En büyük hata kriz dönemlerinde fuarlara ara verilmesi olmuştu. Aslında tam da kriz döneminde fuarlara ihtiyaç var. Kendinizi ve ürünlerinizi tanıtmak, yeni yüzlerle tanışmak, müşteri portföyünüzü artırmak ve sektöre yeni katılan yüzlerle tanışmak için fuarlar gereklidir. Devamlı çalıştığınız ve fakat otellere davet etmediğiniz kişilere bir bardak çay ısmarlama şansıdır.
Yaşamın rutininden kaçıp değişiklik yaşamak isteyenlere şans tanıma günleridir. Firmalarınızın satış temsilcilerinin sürekli ve düzenli ziyaret ettiği müşterileriniz ile tanışma ve selamlaşma şansıdır fuarlar.
Bu yıl fuarda en çok duyduğum soru bir firmanın nerede olduğu sorusuydu ki o firma fuara katılmamıştı.
Önümüzdeki yıl daha büyük bir alanda, daha güçlü Türk firmaları ve daha çok yabancı ziyaretçi dileği ile buluşmak üzere.,
Turgut Çakar.
ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı %10'luk gümrük vergisi, gözlük...
Menrad Group'un Almanya'daki tüzel kişiliği Ferdinand Menrad...
Ülkemizde gözlük sektörü milyonlarca dolarlık önemli bir sek...
Bangladeşli işçilerin katıldığı bir araştırmada gözlük kulla...
İçimizi ısıtan bahar aylarına geçiş döneminde uyanan doğa, m...
Renk körleri herhangi bir şart aranmadan, tek gözüyle görenl...
Otizm, sözel ya da sözel olmayan iletişimde zorluk yaşanması...
2025 yılı tüm sağlık hizmeti sunucularının Nisan ayında Kuru...
Görme bozuklukları dünya genelinde artış gösterirken, reçete...
Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) tarafından Marmara Deni...